Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/12480 E. 2010/10618 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/12480
- Karar No
- 2010/10618
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme ve görevli memura direnme. HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, sanık hakkında direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmolunurken uygulanan yasa ve maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. madde ve fıkrası hükmüne aykırılık yapılması,
b- 5237 sayılı TCK.nun 58/7. madde ve fıkrası uyarınca süre belirtilmeksizin denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infaz yetkisini sınırlayacak biçimde cezanın infazından sonra "1 yıl" denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılıkların CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin kısmına "5237 sayılı TCK.nun 58/6. madde ve fıkrası" ibaresinin eklenmesi ile aynı kısımda yer alan "1 yıl" ifadesinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 2- Sanık hakında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyize gelince;
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru-sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği ve anılan Yasanın 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve kuru-sıkı tabancanın da sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ve Üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.