Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4809 E. 2025/5485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4809
- Karar No
- 2025/5485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/100 E., 2023/499 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Noterliğinin 16.07.2001 tarih ve 948 yevmiye numaralı, .... Noterliğinin 10.10.1995 tarih ve ... yevmiye numaralı, 21.06.1988 tarih ve ... yevmiye numaralı, 04.12.1991 tarih ve ... yevmiye numaralı, 27.02.1991 tarih ve ... yevmiye numaralı, .... Noterliğinin 21.10.1983 tarih ve 131 26... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmeleri ile davalıların / davalıların murislerinin satışını vaadettikleri Adana ili, ... ilçesi, 108, 110, 2 40... parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar adlarına kayıtlı payların iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçeside; taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin ifa olanağının bulunmadığını, sözleşmelerin tapuya şerh edilmediğini, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Bir kısım davalılar vekili ve davalılardan..., ..., ..., ..., ... ve ... duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/668 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/3276 Esas, 2021/1708 Karar sayılı ilâmında; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... ... ...'un davacılar lehine geçerli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunmadığı hâlde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi hükmüne aykırı olarak 1 08... parsel sayılı taşınmazlarda da adı geçen davalının payının iptali ile davacılardan ... ve ... adına tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılardan ... ile davalılardan ..., ..., ... ..., ..., ... ... arasında ... Noterliğinin 16.07.2001 tarih ve , .... Noterliğinin 10.10.1995 tarih ve 22275, aynı Noterliğin 21.06.1988 tarih ve ... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmelerinin düzenlendiği, dava konusu 240, 329, 108, 110 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerinin satışının vaadedildiği; Davalılardan ..., ... ile davalılardan ... ... (...), ... ..., ... Köymen, ... ... arasında .... Noterliğinin 04.12.1991 tarih ve 30684, 27.02.1991 tarih ve 52101, .... Noterliğinin 21.10.1983 tarih ve ... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmelerinin imzalandığı dava konusu 240, 329, 1 10... parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hisselerin satışının vaad edildiği; sözleşmelerde taşınmazların zilyetliğinin davacılara terk edildiğinin ve bedelinin alındığının kararlaştırıldığı; her ne kadar sözleşmelerde 240 parsel sayılı taşınmazın da satışı vaadedilmiş ise de tapu kaydından bu parselin davalıların kök murisi ... ... adına kayıtlı olduğu, mirasçılara intikal olmadığından ferağa icbarının mümkün olmaması nedeniyle bu parsel yönünden davanın reddine, diğer parseller yönünden ise davalı ... ... (...)'un kök 1 08... parsellerde hak sahibi olmaması nedeniyle davalı ... ... (...) aleyhine kök 1 08... parsel yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; müvekkillerinin ... ... mirasçısı olduğunu ve savunma hakkının ihlal edildiğini, zilyetliğin davacı tarafa teslim edilmediğini ve zamanaşımı süresinden sonra dava açıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... ve bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçelerinde; zilyetliğin davacı tarafa teslim edilmediği eksik araştırma ile karar verildiğini, hükmün bozulmasın gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 297/2 hükmü gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ise de; iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilen bir kısım paylar hükümde gösterilmediği gibi hüküm fıkrasının 3. bendinden sonra bozma ilamı öncesindeki gerekçeli kararın tekrar edildiği anlaşılmıştır. Hâl böyle olunca, Mahkeme kararında hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunmadığından usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün bozulması gerektirmiştir.
Kabule göre de; hükümde iptaline karar verilen tapu kayıtlarının denetlenmesinde 1 48... parsel sayılı taşınmazda ...'un, 1 26... parsel sayılı taşınmazda ...'in, 113/1 parsel sayılı taşınmazda ...'nun payı olmadığı, 1 48... parsel sayılı taşınmazdaki ... payının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.