Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/31 E. 2025/3618 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/31
- Karar No
- 2025/3618
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1143 E., 2024/2246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/396 E., 2022/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa ait anaokulu ile müvekkilinin evi arasında sadece 4 metre mesafe bulunduğunu, davalıya ait anaokulunun 150 m² bahçesinde her gün 09.00-18.00 saatleri arasında çocukların oyun oynadığını, bahçede herhangi bir ses yalıtımı olmadığını, velilerin okula çocuklarını getirip götürmesinin de gürültü ve kargaşaya neden olduğunu, davalının yarattığı gürültünün kabul edilebilir sınırların üzerinde olduğunu, müvekkilinin ve çevre sakinlerinin beden ve ruh sağlığını bozduğunu, davalıya ihtarname göndererek gerekli önlemlerin alınmasının istenildiğini, ancak davalının gerekli önlemleri almadığını ileri sürerek, davalı Şirketin komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmasının önlenmesine, davalı tarafından işletmesindeki gürültünün giderilmesi için gereken tedbirlerin alınmasına, gürültüyü önleme imkanı yok ise işletmenin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin "..." adı altında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir anaokulu işlettiğini, anaokuluna kayıtlı çocukların sadece mesai saatleri içerisinde teneffüs aralarında olmak üzere bahçede oynadıklarını, bahçede aynı anda oynayan çocuk sayısının maksimum 7-8 olduğunu, kişilerin huzur ve sükünunu beden ve ruh sağlığını bozacak seviyede bir gürültü bulunmadığını, Covıd-19 dolayısıyla okulun yaklaşık bir yıldır kapalı durumda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişiler tarafından yapılan ölçümlerde 60 db'i geçen bir ses ölçümü ile karşılaşılmadığı, en yüksek ölçülen değerin 38 db olduğu, arka plan değerinin ise 35 db olarak ölçüldüğü, davalı anaokulunun şikayetçi konutta gürültü olarak kabul edilebilecek düzeyde bir gürültü oluşturmadığının tespit edildiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça hoşgörü sınırlarını aşacak ve komşuluk hukuka aykırılık olarak nitelendirilebilecek bir müdahalede bulunulmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, davalının keşif günü 12 çocuğu bahçeye çıkarttığını, ancak normalde tüm çocukların aynı anda bahçeye çıkartıldığını, dosyaya sunduğu videoların incelenmediğini, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, gürültünün giderilmesi için ses bariyeri yaptırılması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.