Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2955 E. 2025/3928 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2955
- Karar No
- 2025/3928
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/436 E., 2025/465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğanşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/201 E., 2024/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 119 ada 703 ve 704 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, santral binasından ana yola ulaşımlarının mümkün olmadığını ileri sürerek genel yola ulaşabilmeleri için davalıya ait 119 ada 692 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı tarafça, dava açarken arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir beyanı bulunmadığı gibi arabuluculuk tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin dosyaya sunulmadığı,...” gerekçesiyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini, 2. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı tamamlanmış ise usulden red kararı verilemeyeceğini, 3. Dava şartı noksanlığın giderilmesi noktasında taraflarına süre tanınmadığını, 4. Adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, 5.19.12.2024 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi sunulmuş olup mazeretleri hakkında değerlendirme yapılmadan sonuca gidildiğini, 6. Gerekçeli kararın tebliğinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlandığını, 7. Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, beyan etmektedir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A hükmünde "dava şartı arabuluculuk" müessesesi düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 115/2 hükmüne göre arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirilmeden davanın açılmış olması hâlinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu davadaki arabuluculuk şartı, yargılama esnasında tamamlanması gereken bir müessese olmayıp bu doğrultuda, davacıya dava açıldıktan sonra dava şartının tamamlanması hususunda süre verilmesi doğru değildir. Bu nedenle; kanuni dayanağını 6325 sayılı Kanun'un 18/B-1-(ç) hükmünden alan komşu hakkına yönelik zorunlu dava şartı, 6100 sayılı Kanun'un 115/2 hükmüne göre sonradan tamamlanabilecek usulî bir işlem niteliğinde değildir. Tüm bu nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.