Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/109 E. 2025/688 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/109
- Karar No
- 2025/688
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2024/689 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 10.02.2010 tarihinde öldüğünü, davacının, murisin 3. derece kan hısımlığından mirasçısı olduğunu, ... Başkanlığına ortağı bulunduğu ... Turizm Ltd. Şti.'nden kaynaklanan borcunun bulunduğunu, ancak malvarlığının bulunmadığını ileri sürerek; terekenin borca batıklığının tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumetten reddini, mahkemece terekenin borca batık olduğu iddiası ile terekeyi kabullenme anlamına gelecek olağanüstü davranışların araştırılması gerektiğini, davacının murisine ilişkin borcun 6183 sayılı Kanunun hükümlerine tabi olduğundan tahsil usulünün de bu kanuna göre yapılabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 07.05.2013 tarihli ve 2011/614 Esas, 2013/157 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 maddesi uyarınca ...'ın terekesinin borca batık olması sebebiyle mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 07.05.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 13.09.2021 tarihli ve 2021/1268 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararıyla, miras bırakanın ortağı bulunduğu şirket, UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda ortaya çıkan 20 adet taşınmaz, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurumlardan muris hakkında araştırma yapılması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölüm tarihi itibariyle aktifinin 75.635,56 TL olduğu, pasifinin 61.965,50 TL olduğu, terekesi borca batık olmadığından, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Taşınmazların değeri toplandığında 37.409,00 TL olduğunu, murisin borcunun hatalı hesaplandığını, hükme esas alınan raporda vergi dairesine yazı cevabının geldiği tarih itibariyle 99.217,00 TL, dava tarihi itibariyle ... ...'ya 70.810,00 TL borcunun bulunduğunu, bunların toplamı üzerinden murisin %50 oranında sorumlu olacağı, bu miktarın 85.000,00 TL olduğu halde, murisin pasifi olarak 61.000,00 TL'ye hangi hesaplama yöntemi ile ulaşıldığının anlaşılamadığını, 2.Davalı ... vekilinin bozma öncesi dosyaya sunduğu cevap dilekçesi eklerinde görüleceği üzere ... Turizmin borçlarına yönelik şirketin diğer ortağı Şadiyeye 360.000,00 TL miktarlı ödeme emrinin gönderildiğini, bu borcun kaynağı ve sebebine dair dosyada bir açıklama bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesine dayalı mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır " düzenlemesi yer almaktadır. 3.TMK'nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). 4.Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi değildir. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmemeleri, bilmelerinin de mümkün olmaması, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verilmesi durumlarında, yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. 5.Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez (TMK.md.610/2). 3. Değerlendirme 1.Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmış, dosya içerisine alınan 10.07.2024 tarihli bilirkişi raporu, mahkeme gerekçesinde de görüleceği üzere hükme esas alınmıştır. Ancak, bu bilirkişi raporunda eksiklikler ve çelişkiler bulunmaktadır. 2.Öncelikle UYAP sisteminden kontrol edildiğinde, muris ...'ın hissedar olduğu 104 ada 4 ve 10 parsel ile 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar hakkında keşif yapılmamış, bu taşınmazlarda ölüm tarihi itibariyle murisin hisse değeri tespit edilmemiş ve hesaplamalara dahil edilmemiştir. 3.Bilirkişi raporunda, murisin hissedar olduğu diğer taşınmazların değerinin 75.635,56 TL olduğu belirtilerek, bu değer üzerinden aktif-pasif hesaplaması yapılmıştır. Ancak, muris taşınmazlarda hissedar olup, taşınmazların murisin hissesine düşen değeri üzerinden değil de taşınmazların toplam değeri üzerinden hatalı hesaplama yapılmıştır. 4.Bilirkişi raporunun ''2-İşlemler ve İnceleme'' başlıklı kısmında, a.)T.C. ... Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı'na gönderilen 16.01.2012 tarih/104 sıra no 971.380 varide no Maaş Haczi konulu borçlu ... ... adına tahsisli yazıda; 31.01.2012 tarihi itibariyle hesaplanan 1997/08-2007/09 ay ve yıllarına ait prim+işsizlik türü 360.000,00 TL kurum alacağının borçlunun yedinde bulunan mal alacak ve haklarına haciz konulduğunun belirtildiği, ancak bu borcun dayanağı, sebebi ve muris ile ilişkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, b.)Erenköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 19.02.2004 tarih E-247269 sayılı yazısı ekinde bulunan 2005 yılına ait Kurumlar Vergi Beyannamesi ve 2004-2005 yıllarına ait Bilanço bilgilerine göre, ödenecek vergi ve diğer yükümlülükler hesaplarında vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş yükümlülükler toplamı ile birlikte 99.217,00 TL borç olduğunun görüldüğü belirtildiği halde, raporun sonuç kısmında vergi borçlarına ait bildirim/belge bulunmadığı belirtilerek, çelişki oluşturulduğu görülmüştür. Bu sebeplerle, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki eksikliklerin ve çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra murisin terekesinin borca batık olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.