Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3620 E. 2024/5486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3620
Karar No
2024/5486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/468 E., 2024/342 K. DAVALILAR : DSİ 10. Bölge Müdürlüğü vekilleri Avukat ... vd., ... vekilleri Avukat ... vd. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakkında kamulaştırma kararı verilen 137 parsel sayılı taşınmaza komşu ve derenin zamanla çekilmesi sonucu oluşan dava konusu yere ağaç ve bağ dikimi yaptığını belirterek meyve ağaçları ve bağın vekil edenine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin tapulama dışı olduğunu, kadastro tespitine itiraz edilmediğini, baraj nedeniyle sular altında kalacağı bilinerek dava konusu yerin kötüniyetle zirai muhdesat dikildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı DSİ vekili; dava konusu yerin tapulama harici olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2016/20427 Esas, 2020/3168 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.02.2023 tarihli ve 2022/6257 Esas, 2023/1214 Karar sayılı ilamında özetle: “...muhdesatların bulunduğu yerin kamulaştırma sahasında kalmadığı belirlenmiş ise de; 03.01.2022 tarihli Fen, Jeodezi ve Fotogrametri bilirkişilerinden alınan heyet raporunda dava konusu tescil harici bırakılan alanın kamulaştırma sahasının dışında olduğu ancak keşif tarihi itibariyle... Barajı Göl alanında kaldığı, mahkeme gözleminde de dava konusu alanın göl suları altında kaldığının tespit edilmiş olduğu belirtilmiş olup, bu haliyle heyet raporunda çelişki bulunmaktadır. Önceki bozmada belirtildiği şekilde davacının muhdesat iddiasında bulunduğu yerin tereddüte yol açmayacak şekilde baraj kamulaştırma alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi, davacının dava açmakta hukuki yararının olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken bu yönde de tespit yapılmamış olması doğru olmamış, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece; dava konusu muhdesatların bulunduğu yerin kamulaştırma sınırı içerisinde yer aldığı, ancak tescil harici alan olması sebebiyle baraj projesi kapsamında kamulaştırmasına karar verilen taşınmazlar arasına alınmadığı ve kamulaştırma planına dahil edilmediğinin tespit edildiği, bu haliyle öğreti ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamaları ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi hükmü uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu 73 parsel No.lu taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tanık anlatımları ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu kanaatine varılarak ziraat mühendisi bilirkişileri tarafından sunulan 14.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen muhdesatlar yönünden davanın kabulüne, dava konusu 73 parsel No.lu taşınmaz üzerinde yer alan ve dosya kapsamında fen bilirkişi tarafından sunulan 23.04.2024 tarihli rapor ile ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından sunulan 14.01.2022 tarihli raporda A harfi ile gösterilen alanda kalan 1362 adet 4 yaşında bağ teveği, B harfi ile gösterilen alanda kalan 40 adet 4 yaşında badem ağacı ile 750 adet 4 yaşında fıstık ağacının davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Hazinenin yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini, dava konusu yerin kamulaştırma sınırı içinde olmadığını, davada hukuki yarar bulunmadığını, su altında kalan yerde zirai muhdesat bulunup bulunmadığının hava fotoğrafları ile tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı DSİ vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun, hukuki yararın bulunup bulunmadığının tespit edilmediğini, davacının zirai muhdesatlarla zilyetlik ve mülkiyet ilişkisi kanıtlanmadan karar verildiğini, dere yatağı olduğunu bilerek ağaç dikilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, zirai muhdesatların yaşının yanlış tespit edildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 3. Mahkemece; dava konusu zirai muhdesatlar 73 parsel sayılı taşınmazın yanında bulunduğu halde, 73 parsel No.lu taşınmaz üzerinde yer aldığı şeklinde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. 4. Ne var ki bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda V.B.2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda V.B.3. numaralı bentte açıklanan nedenler ile, Mahkeme hükmünün 1. bendinde yer alan "73 parsel No.lu taşınmaz üzerinde yer alan" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3620, K. 2024/5486, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3620-e-2024-5486-k-6bc91e666918