Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2645 E. 2024/4090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2645
Karar No
2024/4090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/50 E., 2016/366 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Bir kısım davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Bilindiği üzere, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10 uncu maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29 uncu maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.

2. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası maddeleri nazara alınarak tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliği mümkün olabilecektir.

3. Tebligat Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının farklı şekilde yorumlanarak başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21 inci maddenin ikinci fıkrasına göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36 ncı maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın "Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27 nci maddesi ile Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

4. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Dairemizin 11.04.2023 tarihli ilamının davalı ...'na doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, davalı ...'a ise ilamın tebliğine yönelik bir işlem yapılmadığı tespit edilmiştir.

5. Hâl böyle olunca; tarafların bilgilenme hakkının ve buna bağlı olarak hukuki dilenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi adına Dairemizin 11.04.2023 tarihli ilamının davalılar ...'na ve ...'a 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde tebliğ edilmesi, karar düzeltme süresinin beklenmesi ve ondan sonra karar düzeltme incelemesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2645, K. 2024/4090, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2645-e-2024-4090-k-3e349aa2da11