Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2248 E. 2025/577 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2248
- Karar No
- 2025/577
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2151 E., 2024/494 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/139 E., 2023/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma istemi değerden reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu olan 256 ada 9 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazın 1/3 payını 22.04.2021 tarihinde satın aldığını, satışın müvekkilinin onayı ve izni dışında yapıldığını, bu nedenle yasal önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan payın tapu kaydından iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının önalım hakkını kullanmaktan feragat ettiğini, açılan davanın bu nedenle kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin dava konusu payı satın almadan önce davacı taraf ile görüştüğünü ve payın davacı tarafça satın alınmayacağının belirtildiğini, davacının önalım hakkından feragat ettiğini müvekkiline bildirdiğini, belirli bir satışta önalım hakkından vazgeçmenin yazılı şekle tâbi olduğunu, feragat iradesinin hem tanık hem de yazılı deliller ile ispat edileceğini, davacı tarafın satıştan haberinin olduğunu, eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın kabulü hâlinde önalım bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmesinin gerektiğini, aksi takdirde karşı taraf lehine sebepsiz zenginleşme durumunun ortaya çıkacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2022/139 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararıyla "...davacının satışın üzerinden iki yıl geçmeden 31.05.2022 tarihinde önalım hakkını kullanmak için işbu davayı açtığı, davacının yasadan kaynaklanan önalım hakkına sahip olduğu, verilen kesin süre içerisinde satış bedeli ve harçlardan oluşan önalım bedelinin davacı tarafça depo edildiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Kocaeli ili, ... İlçesi, ... Mah. 256 ada, 9 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ya 22.04.2021 tarih, 15153 yevmiye numaralı işlemle satışı yapılan 1/3 payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/2151 Esas, 2024/494 Karar sayılı kararındaki “...dosyanın incelenmesinde davacı yanın önalım hakkından feragat ettiğine ilişkin herhangi bir resmi belgenin dosyaya ibraz edilmediği, mahkemece tapudaki satış bedeli ve masraflar toplamı üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, önalım bedelinin TMK 734/2 hükmü uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olduğu, mahkemece bu bedel üzerinden depo kararının verildiği, depo kararının makul süre içerisinde yerine getirildiği, önalım davasının koşullarının oluştuğu ve önalım bedelinin makul süre içerisinde vadeli bir hesaba depo edildiği...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1-Satış tarihi ile davanın açılması arasında uzun bir sürenin geçtiğini, 2-Bu nedenle dava konusu payın satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre yeniden belirlenmesinin gerektiğini, 3-Aksi takdirde müvekkilinin zararının büyük olacağını, 4-Gerek yargılama aşamasında gerekse gerekçeli kararda savunmalarına yer verilmediğini, 5-Davacı tarafın önalım hakkını kullanmaktan feragat ettiğini ve dava konusu payı satın almayacağını beyan ettiğini, 6-Bu nedenle eldeki davanın kötüniyetli olduğunu ve davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Resmî satış sözleşmesindeki önalım bedelinin makul süre içerisinde depo edilmemesi ve vadeli bir mevduat hesabında değerlendirilmemesi nedeniyle pay satın alan davalıyı fakirleştirecek, önalım hakkını kullanan davacıyı amaç dışında zenginleştirecek yorum ve sonuçlardan kaçınılmalıdır. Hakkın kullanılması hiçbir zaman davalının zararına olmamalıdır. Dava konusu paya yönelik önalım davasının açıldığı tarih ile önalım bedelinin depo edildiği tarih arasında uzunca bir zamanın geçtiği; davacının amacı dışında zenginleştirildiği, nemalandırılmayan satış tarihindeki miktarın depo edilmesi nedeniyle enflasyon oranında veya faiz getirisinden mahrum kalınması oranında davalının da fakirleştiği, bir tarafın diğer taraf zararına azımsanamayacak derecede oransız bir çıkar sağladığı, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı açıktır. Mahkemelerce, ön inceleme tarihi itibariyle resmî senetteki bedelin, satış masraflarıyla birlikte, vadeli bir mevduat hesabında depo edilmesine karar verilerek yargılama sürecinin uzaması nedeniyle önalım bedelinde meydana gelecek değer kaybının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır. Somut olayda; yargılamanın 20.01.2023 tarihli 3. oturumunda alınan 1 numaralı ara kararıyla davalı tarafın taşınmazın rayiç değerinin tespiti talebinin reddedildiği; 2 numaralı ara kararıyla ise davacı vekiline taşınmaz satış bedeli ile masraflar toplamı olan 520.428,13 TL önalım bedelinin 3 aylık vadeli banka hesabına yatırılması ve buna yönelik dekont ile hesap cüzdanının sunulması için gelecek celseye kadar kesin sürenin verildiği görülmektedir. Ne varki, Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmî senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 520.428,13 TL'nin ön inceleme tarihi olan 21.10.2022 tarihinden itibaren depo edildiği 08.02.2023 tarihine kadar geçen sürede vadeli bir mevduat hesabına yatırılması hâlinde getireceği nemanın bilirkişiye hesaplattırılarak tespit edilecek bedel depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.