Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/116 E. 2024/5368 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi, Tahliye Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/116
Karar No
2024/5368
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi, Tahliye Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1626 E., 2023/1795 K. DAVA TARİHİ : 02.07.2019 KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2021/381 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak el atmanın önlenmesi ve tahliye talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... ilçesi,... köyü, 2231 parsel sayılı arsa üzerine yapılmış olan kat mülkiyetine tabi, 7 No.lu bağımsız bölüm meskeni 13.09.2000 tarihinde satın aldığını, davacının satın aldığı taşınmazda eşinin kız kardeşi olan davalı ...'un oturmasına müsaade ettiğini, daha sonraki yıllarda ise davacının rızasını şifahen kaldırıldığını, ancak davalının dava konusu taşınmazı tahliye ederek davacıya teslim etmediğini, dolayısıyla işbu müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil tazminatı konulu davanın ikame edilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle davalının dava konusu taşınmazdaki müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine, fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 18 yıllık ecrimisil bedeline ilişkin, şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki beyanlarında dava konusu taşınmazın tapusunun iptali için Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/272 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, açtıkları davanın bu dosya yönünden bekletici mesele yapılmasını ve sonuçta davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; mevcut çapın iptale kadar geçerli olduğu, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca; kayıt malikinin (Çap maliki) mülkiyet hakkına dayanarak, her zaman yapılan tecavüzün giderilmesini ve ecrimisil bedeline hükmedilmesini isteme hakkına sahip olduğu, bu sebeple, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil bedeline hükmedilmesi davalarında kural olarak iyi niyet iddiası dinlenemeyeceği gibi davalının mülkiyet iddiasında bulunmasının da davacının mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı ve dava açma hakkını da önlemeyeceğini, kayıtların iptaline yönelik açılan davaların, yıkım isteği içermediği sürece el atmanın önlenmesi davaları bakımından bekletici mesele yapılmalarına gerek bulunmadığını, dosya kapsamında; davacının, tapu kayıtlarına göre 13.09.2000 tarihinde satın aldığı taşınmazda, davalının oturmasına uzun süre müsaade ettiği, bununla birlikte, talimat yoluyla dinlenen tanığın beyanı ve dosya kapsamına göre rızasını kaldırdığı ve davalıdan taşınmazı tahliye etmesini istediği, bu itibarla; muvafakatin dava açılmadan önce kaldırılmış olduğu, davacının ayni hakkına dayandığı, davalının hukuki sebebi olmadan dava konusu taşınmaza el attığı ve haksız işgalde bulunduğunun anlaşıldığını, çap, iptale kadar geçerli olduğundan, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/272 E. sayılı dosyası ile açılan, tapu iptali ve tescil davası bekletici mesele yapılmadan, mahallinde keşif yapıldığı, dosyaya sunulan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda eksik harçların ikmal edildiği, dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl için ecrimisil talebinde bulunulabileceği kanaatine varılarak ve taleple bağlı kalınarak; 1.El atmanın önlenmesi talebi yönünden; davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... İlçesi,... Köyü, 2231 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 7 No.lu bağımsız bölüme yönelik davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve davalının tahliyesine, 2-Ecrimisil talebi yönünden; davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... İlçesi,... köyü, 2231 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 7 No.lu bağımsız bölüm yönünden, toplam 65.000,00 TL ecrimisil tazminatından, taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu 7 No.lu konutta ikamet ettiğini, dava konusu konut müvekkiline ait olmasına rağmen bilinçli ve kötü niyetli olarak yıllarca tescilinin yapılmadığını, taraflarınca Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2021/272 Esas sayılı tapu iptal davası açıldığını ve bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile verilen kararın adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1988 yılında satın alındığını ve taşınmaza ait bedelin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazın, İstanbul ili, ... ilçesi,... köyü, 2231 ada 7 No.lu bağımsız bölüm olduğu ve davacı adına satış suretiyle tescil edildiği, mahkemece talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ...’ın beyanında, davalının kötü niyetli olduğunu, davacının, davalının taşınmazda oturmasına izin verdiğini, davacının taşınmazdan çıkması için defalarca davalıyı uyardığını, bu nedenle sürekli tartıştıklarını, taşınmazın halen davalı tarafından kullanıldığını ve kira vermediğini beyan ettiğinin görüldüğü, dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın davacı adına tam hisse ile kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir ... bulunmadığı gibi, taşınmazı kullanan davalı ile davacı arasında bu kullanımı haklı kılacak hukuken geçerli bir nedenin bulunmadığı, davacının tanık anlatımı ile de sabit olduğu üzere, davalının taşınmazı kullanımına muvafakatini geri aldığı, müdahalenin önlenmesi talebinde bulunduğu, kal'e ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı, incelemeye konu dava açıldıktan yaklaşık 2 yıl sonra davalı ... tarafından dosya davacısı ...'ya karşı, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davacı adına tapu kaydının 2000 yılında oluştuğu, davalının aradan geçen süre içerisinde inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davası açmadığı gibi eldeki davanın açılmasından 2 yıl sonra inançlı işleme dayalı dava açmasının davayı uzatmaya yönelik olduğu, ayrıca inançlı işleme dayalı oluşan tescilin baştan itibaren hükümsüz, yolsuz tescil niteliği bulunmadığından; Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/272 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmaması yönündeki yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının Türk Medeni Kanunu 683. maddesinden kaynaklanan ve iptale kadar geçerli olan mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka ve dosya kapsamına uygun görüldüğü, davalının ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; davacının ecrimisile yönelik talebi yönünden mahkemece taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davacının, davalının taşınmazı kullanımına yönelik muvafakatinin dava tarihinden önce sonlandığına dair dosyaya her hangi bir delil sunmadığı, dinlenen davacı tanığı ...'ın da taraflar arasında davalının taşınmazdan çıkmasına yönelik tartışmalar çıktığı, davacının davalıyı taşınmazdan çıkması konusunda defalarca uyardığı belirtilmiş ise de, bu uyarıların dava tarihinden önce yapıldığına dair herhangi bir açıklama ve delilin bulunmadığı, bu haliyle davacının, davalının taşınmazı kullanımına yönelik rızasının dava tarihi itibariyle son bulduğu ve haksız kullanım nedeniyle, davalıdan ecrimisil talebinde bulunamayacağı sonucuna varıldığı, bu halde davacının ecrimisile yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu ve ecrimisile yönelik olarak davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerektiği, açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinafa başvurusunun müdahalenin önlenmesine yönelik talep yönünden reddine, ecrimisile yönelik talep yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairece; davacının müdahalenin önlenmesi ve tahliyeye yönelik talebinin kabulüne, ecrimisile yönelik talebinin reddine dair ve müdahalenin önlenmesine yönelik talep yönünden temyiz yasa yolu açık olmak üzere, ecrimisile yönelik talep yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı tarafından satın alındığını, ancak aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle davacı adına tescil edildiğini, taraflarınca Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/272 Esas sayılı dosyası ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, iş bu davanın bekletici mesele yapılması talebinde bulunduklarını, ancak mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 ve 995 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesinde, malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 4. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/116, K. 2024/5368, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-116-e-2024-5368-k-7be9e58c9d6f