Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5410 E. 2024/5621 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5410
- Karar No
- 2024/5621
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1153 E., 2023/877 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/503 E., 2022/573 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 269, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 279 ve 547 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, müfettişlik talimatı ile taşınmazların tapu kaydına ... tarafından yolsuz tescil şerhinin konulduğunu, müvekkilinin taşınmazdaki paylarını 01.03.2017 tarihinde tapu siciline güvenerek satın aldığını, bu nedenle iyi niyetli malik olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazların sicil kayıtlarına hukuka aykırı olarak konulan şerhlerin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara yönelik yolsuz tescil işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.12.2017 tarihli ve 33275/7 sayılı raporu ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarihli ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden taşınmazların "beyanlar" hanesine davaya konu ibarelerin dercedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Siverek 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.10.2022 tarihli ve 2021/503 Esas, 2022/573 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında yer alan şerhlerin (beyanların) tek taraflı idari işlemle ve usulsüz konulduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle şerhlerin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/1153 Esas, 2023/877 Karar sayılı kararındaki "...davalı yasal hasım sıfatında olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, -Dava konusu taşınmazların tapu kaydına Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığının talimatları doğrultusunda ilgili beyanların dercedildiğini, -Yapılan intikal işlemlerinin yasaya ve usule uygun olmadığını, -Yolsuz bir tescilin olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme üzerinden hükmün kurulduğunu, -Bunun haksız mülkiyet aktarımına sebep olabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan şerhin terkini istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Tapu memurunca; tapu kaydında hak sahibi görünen kişinin adı yanına "soyismi" yazılması veya baba adı değiştirilmek suretiyle tapu kaydında yapılan düzeltme ve değişiklikler basit bir yazım hatası niteliğinde değildir. Zira; taşınmazların, kadastro tespiti veya tapuya tescili esnasında hak sahibi olarak tespit ve tescil edilenlerin "adı, soyadı, baba adı..." gibi Tapu Sicili Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen kimlik bilgilerinin düzeltilmesi de bu hükme göre açılacak kayıt düzeltme davaları ile olur. Tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumluluğu, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Anılan Yasa hükmüyle getirilen kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, dava konusu "beyanlar"ın terkin edilebilmesi için Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olduğu söylenemez. Bu doğrultuda Mahkemece yapılacak iş; öncelikle tapu kaydının düzgün tutulmamasından sorumlu olan Hazineye davanın ihbar edilmesi gereklidir. Bunun yanında; yasanın açık hükmüne aykırı hareket edilerek tapu memurluğunun yolsuz tescil işlemleri ve yolsuz tescil işlemlerine dayanak intikal işlemleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılması, usule ilişkin olarak ise kadastro/tapulama tutanaklarında lehine tespit yapılan "... kızı ...", "... kızı...", "... oğlu..."ın mirasçılarının ve bunlarla birlikte 01.03.2017 tarih ve 2076 yevmiye numaralı intikal işlemleri ile hak sahibi kılınan kişilerin, ölmüş iseler mirasçılarının da tespiti ile bu kişilerin tümüne husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilmesi, yapılacak tüm araştırmalar neticesinde tapu kütüğünde yapılan düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten de "kadastro tespitinde malik olarak tespit edilen kişiler veya mirasçıları" olduklarının tespiti halinde tapu kütüğünün "beyanlar" hanesindeki şerhin terkini gerekirken eksik taraf teşkili ile yetersiz araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.