Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5080 E. 2023/6056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5080
- Karar No
- 2023/6056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2023/559 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 196 ada 9 parselde kayıtlı taşınmaz ilk satın alındığı tarihte parasının 1/4'ünün davalı tarafından ödendiğini, daha sonra bu arsa üzerine dört katlı bina yapıldığını, her katın arsa payının 1/4 olduğunu gerek arsa alınırken ve gerek bina yapılırken arsa bedelinin 3/4'ünün ve inşaat masraflarının 3/4'ünün dava dışı ... ve ailesi tarafından yapıldığını, tarafların bu katkı oranında arsayı ve binayı kullanmaya başladıklarını, giriş katının ... ve ailesi 1 inci katı davalı, 2. ve 3 üncü katı ise yine ... ve ailesinin kullanıldığını aradan geçen zaman içinde bu durumu ve paylaşımı yazılı hale getirmek istendiğinde ek 1 de sunulan mülkiyet belgesi başlıklı belge düzenlediğini, bu belgeye göre gayrimenkulün 1/2'sinin ...'a ait olduğunun davalı ... tarafından kabul ve beyan edildiğini, ikinci maddede 3 üncü kattaki dairenin ...'e ait olduğunun yazılı olduğunu, bu belge düzenlendikten sonra davalının arsanın 1/2 payının mülkiyetini ...'a devrettiğini, ...'ın da bir süre sonra bu payı ...'a devrettiğini, tapu kaydında halen eşit paylarla ... ve ... adına tescilli olduğunu, ancak davalının protokolde yazıldığı halde binanın en üst katını ...'e devretmediğini, ...'in 10.02.2015 tarihinde Stuttgart Başkonsolosluğunda yaptığı devir ve temlik belgesi ile 9 parseldeki 1/4 hissesini ve en üst kattaki dairenin zilyetliğini kardeşi ...'a devir ve temlik ettiğini ileri sürerek, tapuda 1/4 payın davalıdan iptali ile davacı adına tesciline, tescil mümkün olmaz ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili, davalının dava konusu taşınmazı 11.04.1988 tarihinde bedelini peşin ödeyerek satın aldığını, davacı tarafın satın alma bedelinin 1/4'ünü ödediği yolundaki iddiasının doğru olmadığını, bu nedenle taşınmazın tek malikinin davalı olduğunu, taşınmaz 196 ada 9 parsel olarak kaydedildikten sonra davalıya müstakil tapu verildiğini, davacının dayandığı mülkiyet belgesi yapıldığı tarihte tapu kaydının tamamı davalı adına bulunduğu için davalının sadece tanıklık ettiğini, dava dışı ...'in hak sahipliğinin nizalı taşınmazın ...'a ait 1/2 hisse üzerinde yapılan tek daireye ait olduğunu, mülkiyet belgesinin delil başlangıcı niteliğine haiz bir belge olmadığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. İhbar olunan cevap dilekçesinde; davaya konu nizalı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın 1988 yılının son aylarında tamamen bittiğini, tarafına ait 4 üncü kattaki dairenin bir süre boş kaldıktan sonra, davalı babası ... tarafından kendisi adına kiraya verildiğini, cevap dilekçesinde sunmuş olduğu beyan ve itirazlarının kabulü ile huzurda ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 09.06.2016 tarihli ve 2015/91 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararıyla; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 14.10.2020 tarihli ve 2016/17097 Esas, 2020/6222 Karar sayılı ilamında; tapu kayıt maliki ... ile ... arasında imzalanan tarihsiz "mülkiyet belgesi" başlıklı belgenin, taraflar arasındaki inanç ilişkisini gösteren yazılı inanç sözleşmesi niteliğinde belge olduğu açıklanmıştır. Bu sözleşmeye göre tapu kayıt maliki ... taşınmazın bir kısım hissesinin dava dışı ...'a ait olduğunu, özellikleri belirten dairenin de yine dava dışı ...'e ait olduğunu kabul ettiği ifade edilmiştir. ..., mülkiyet belgesi başlıklı belgede yazılı olan hakkını dosya kapsamında bulunan 10.02.2015 tarihli Stuttgart Konsolosluğundaki imzalı beyanı ile ...'a temlik ettiği, ...'in inanç sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakkını bu şekilde yazılı olmak koşulu ile temlikinin geçerli olduğu belirtilmiştir. 3. Dava konusu taşınmaz üzerinde yapı bulunmakta ise de, kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği; mahkemece, mülkiyet belgesi başlıklı belge ve Stuttgart Konsolosluğunda tasdik edilen devir temlik belgesi başlıklı 10.02.2015 tarihli belge içeriği nedeniyle davacıya temlik edilen bir şahsi hak bulunup bulumadığının belirlenerek, şahsi hakkın varlığının kabulü halinde kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadığından, davacıya temlik edilen bağımsız bölümün arsa payının bilirkişilere hesaplattırılarak bu miktar kadar tescil hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ancak ...'nin 10.02.2015 tarihinde TC. Shuttgart Başkonsolosluğu'nda yaptığı devir ve temlik belgesi ile 9 parseldeki 1/4 hissesinin ve en üst kattaki dairenin zilyetliğini kardeşi davacı ... 'a devir ve temlik ettiği tanık beyanları ve dosyadaki delillerden anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, her ne kadar kısa kararda dava konusu taşınmazın parsel numarası 3 olarak yazılmış ise de, dava konusu taşınmazın parsel numarasının 9 olduğu ve maddi hata sonucu 3 parsel olarak yazıldığı anlaşıldığından, kısa kararda sehven yazılan 3 parselin 9 parsel olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın dayandığı gerekçenin açıklanmadığını, hatalı değerlendirmeyle, eksik araştırmaya dayanarak hüküm kurulduğunu, harcın hatalı hesaplandığını, davacı tanıklarının beyanlarına neden üstünlük tanındığının açıklanmadığını, 20.07.1989 tarihli sözleşmenin değerlendirilmediğini, İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının birleştirilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya üzerinden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/109 Esas sayılı dosyasında davacı ...'in tapu iptal tescil talepli dava açtığı, davaya konu taşınmazın 1. Bodrum kat, zemin kat ve 3 normal kat ve çatı piyesi olarak tariflendiği, dava edilen kısmın İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/297 Esas dosyasında yargılamaya konu edilen kısım ile aynı olduğu, fiili ve hukuki bağlantısı olması sebebiyle temyiz incelemesi yapılan eldeki davayla 25.05.2023 tarihinde birleştirilme kararı verildiği anlaşılmıştır. 2. Bu aşamada İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/109 Esas sayılı dosyasında 6100 sayılı Kanunu'nun 166 ncı maddesi gereğince verilen birleştirilme kararı neticesinde her iki dava dosyasının birlikte hüküm altına alınması gerektiğinden, Mahkemece derdest olan davanın karar aşamasında olduğu gerekçesiyle birleştirme kararı kabul edilmeyerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.