Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5293 E. 2023/5919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5293
Karar No
2023/5919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2465 E., 2022/1241 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Birecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/113 E., 2019/300 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında 22 yıl önce yapılan sözleşme ile davalılara ait olan 382 parselin krokide E harfi ile gösterilen alanı ile 3 numaralı parselin krokide A harfi ile gösterilen alanı için aralarında anlaşmış olduklarını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin bu yerlere antep fıstığı ağaçları dikerek ve 12-15 yıl süreyle ürün verme aşamasına gelene kadar bakacağını ve bu sürenin sonunda ise davalıların 3 numaralı parselde gösterilen yerin tapu kaydını müvekkiline vermeyi vaat ettiklerini, müvekkilinin kendi üzerine düşenleri yerine getirdiğini, davalıların 3 numaralı parseli vermesi gerekirken vaatlerine uymadıklarını, bu parseli ... 'ın kullandığını ve bunu diğer davalı ...'a satmış olduğunu, taşınmaz hakkında Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinde taşınmazın satış yolu ile taksimi için dava açıldığını, bu durumun müvekkili açısından hak kaybına yol açacağını belirterek, dava konusu 3 numaralı parselde krokide A harfi ile gösterilen yerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini mümkün olmaması halinde müvekkilinin taşınmazda değer artışına neden olan faaliyetlerinden kaynaklanan tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında mülkiyetin naklini gerçekleştirecek resmi veya gayriresmi bir akdin söz konusu olmadığını, sözleşme var ise dava tarihindeki malikle, sözleşme tarihindeki tarafların aynı olması gerektiğini, dilekçede belirtilen iddia ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olmadığını resmi bir özelliği olmayan kroki ile mülkiyet iddiasında bulunmanın hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, davacının davalı ... ile yarıcılık sözleşmesi yaptığı ve yarıcılık sözleşmesi gereği taşınmazlarda belirtilen alanlarda fıstık ağaçlarının davacı tarafından dikilerek yetiştirildiği, dava konusu taşınmazların tapu kaydının davalılar ... ve ... adına kayıtlı olduğu, davacının bu davalılar ile arasında sözleşme bulunmadığından tapu iptal ve tescil talebinin reddine; sözleşme tarafı olan ...'ın kendi adına kayıtlı olmayan taşınmazlar hakkında sözleşme yaptığı, köy sahibi olarak tanınan davalının bu tür sözleşmeler yaptığı, davacının iyiniyetli olarak sözleşme yaptığı ve sözleşmenin gereklerini yerine getirdiği, ...'ın sözleşme kapsamında davacının zararlarını karşılaması gerektiği, davacı tarafından ağaçların dikilmesi, yetiştirilmesi dikkate alınarak toplam zararın ağaç değeri olacağı kanaati ile toplam zararın 723.913,79 TL olduğunun hesaplandığı, davacının zararının sözleşmenin tarafı olan ... tarafından karşılanması gerektiği, diğer davalıların sözleşmenin tarafı olmadığı, davacının 5.000,00 TL talebinden taleple bağlı kalınarak tazminat talebi yönünde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın tazminat yönünden kabulü ile 5.000,00 TL tazminatın davalı ...’dan alınarak davacıya ödenmesine, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın hukuki olarak yanlış nitelendirildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu sadece tanık beyanları uyarınca hüküm kurulmaması gerektiğini, taraflar arasında farklı davalar olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini taşınmazların tapu kaydı davalılar ... ve ... adına kayıtlı olsa dahi davalı ...’ın tasarrufunda bulunduğunu, davalılar arasındaki satışın muvazaalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine benzer beyanları ile mahkemece tazminat talebinin de reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yarıcılık sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5293, K. 2023/5919, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5293-e-2023-5919-k-e1d4bd2f74d8