Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4820 E. 2023/5762 K. – İnançlı İşleme

Konu: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4820
Karar No
2023/5762
Karar Tarihi
Konu
İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1660 E., 2022/1084 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/445 E., 2020/321 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. ... ... ve davalı vekili Av. ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 1987 yılında kendi birikimiyle aldığını ancak dava dışı ... adına tescil ettirdiğini, ...'in de taşınmazı alacaklılarından kaçırmak amacıyla diğer davalı ...'e devrettiğini, müvekkilinin taşınmaz üzerinde kendi emek ve sermayesiyle 10 daire ve 1 dükkandan oluşan yapı inşa ettiğini, daha sonra müvekkili ile davalı arasında husumet Esas No: 2022/4820 başladığını, davalının müvekkili ve oğlu aleyhine ecrimisil istemiyle dava açtığını belirterek; dava konusu 67 ada 8 parsel sayılı taşınmazda bulunan gayrimenkullerde davalı adına kayıtlı bulunan payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 02.07.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; davanın hukuksal sebebinin inançlı işlem olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmını değiştirerek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin 1/2'sinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazda hakkı olmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkilinin birikimiyle satın alındığını ve üzerindeki binanın inşa edildiğini, müvekkilinin taşınmaz üzerinde bulunan iki daireyi davacıya ve oğluna kiraya verdiğini, kiraları ödemeyince ecrimisil davası açtığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılması gerektiği, senede karşı ileri sürelen iddialarının tanıkla ispatlanamayacağı, delil başlangıcı niteliğinde belge ibraz edilmediği, davacı tarafından davalıya yemin teklif edilmeyeceğinin bildirildiği, davanın tanıkla ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları tekrarlayarak, davalının kardeşi ...'in "mal paylaşımı tutanağı" başlıklı belgede taşınmazın yüzde ellisinin müvekkile ait olduğunu belirttiğini, ...'in oğlu ...'un ceza davasında sunduğu feragat dilekçesinde dava konusu taşınmazın müvekkilinin emek ve sermayesi ile edinildiğini, inanca dayalı olarak taşınmazın davalıya devredildiğini beyan ettiğini, bu belgelerin delil başlangıcı veya yazılı delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasının yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde belge ile kanıtlanamadığı, davacının ibraz ettiği belgelerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, delil başlangıcı niteliğinde belge olmadığından inanç sözleşmesinin tanıkla da ispat edilemeyeceği, inanç sözleşmesinin varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde ikrar da bulunmadığı, davacının davalıya yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4820, K. 2023/5762, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4820-e-2023-5762-k-171e6077f736