Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/8024 E. 2013/15624 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/8024
- Karar No
- 2013/15624
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalıya ait işyerinde çalıştığı süre boyunca ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, fazla çalışmanın mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, işyerinde yapılan fazla çalışma ücretinin ödenmediğinin kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında fazla çalışma yapılıp yapılmadığı ve eğer fazla çalışma yapılmışsa davacının fazla çalışma süresinden ... alacaklarında takdiri indirim yapılması gerekip gerekmediği konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Hukukumuzda normal çalışma süresi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre; genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Fazla çalışmalar ve fazla sürelerle çalışmalar 4857 sayılı Kanun'un 41-43. maddeleri ile İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinde düzenlenmiş olup, fazla çalışma; kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. İş Kanununda fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple fazla çalışmanın ispatında ispat yükü genel hükümlere tabidir. Dolayısıyla fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak bu iddiasını; fazla çalışma yaptığı gün ve saatleri ispat etmek zorundadır. Fiili bir olgu sözkonusu olduğundan, kural olarak işçi, fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir, tanık da dinletebilir. Fazla çalışmanın yazılı belgelere, işveren kayıtlarına değil, tanık anlatımına dayalı olması durumunda, mahkemece; fazla çalışma yapılan süreler tespit edilirken; işçinin uzun süre her gün fazla çalıştırılmasının hayatın olağan akışına ve insan doğasına uygun düşmeyeceği, yaşam tecrübelerine göre hiç hastalanmadan veya evlenme, ölüm, doğum, özel işleri gibi mazereti çıkmadan yıllarca sürekli fazla çalışma yaptığının kabul edilemeyeceği, işyerindeki üretim faaliyeti ve işçinin üstlendiği işin niteliği dikkate alınmadan sürekli iş gördürüldüğünün varsayılamayacağı, işçinin ara dinlenmesi, hafta tatili, yıllık izin, ulusal ... ve genel tatil günlerinde hiç dinlenme hakkını kullanmadan çalıştığının düşünülemeyeceği gözönünde tutularak, belirlenen fazla çalışma süresinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istakrarlı uygulama halini almıştır. Uyuşmazlık sebebiyle, 4857 sayılı Kanun'un 92/son maddesinin de irdelenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm uyarınca iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir, diğer bir anlatımla; yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, bu tutanakların aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Maddede ifade edilen tutanaklar; müfettiş tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile doğrulanan ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır. Somut olayda; mahkemece davacının fazla çalışma alacağının yazılı belge niteliğinde olan iş müfettişi tarafından tanzim edilen rapora göre hesaplandığı gerekçesiyle bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma alacağından indirim yapılmamıştır. İş müfettişi raporu dosya içinde bulunmamaktadır. Mahkemece, bahsi geçen müfettiş raporunun tamamı ve ekleri Kurumdan getirtilerek rapor tanık beyanlarına dayanılarak hazırlanmış ise hakkaniyet indirimi yapılması; belgeye dayalı fazla mesai ücreti hesabı varsa şimdiki gibi karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.