Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/5022 E. 2013/12106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/5022
- Karar No
- 2013/12106
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işverenin haklarını aldığına ve istifa ettiğine dair imzalı belge istemini kabul etmediği için haksız ve bildirimsiz olarak iş akdinin 01.02.2010 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin müşterilerden aldığı bahşişleri bahşiş kutusuna atmayarak kendisine mal etmesi ve bu durumun 3.kez tekrarlandığını, her defasında mesai arkadaşları tarafından tespit edilerek durumun tutanak altına alındığını, davacının bu konuda savunmasının alınmak istendiğini, ancak davacının savunma yapmaktan imtina ederek iş yerini terk ettiğini, bir daha işe gelmediğini, davalı şirketin davacının iş yeri düzenini bozması ve mesai arkadaşlarının hakkını gasp etmesi nedeni ile iş akdini feshettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işveren davacının iş akdini ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı sebebiyle fesih ettiğini, söz konusu feshin haklı bir fesih olduğunu iddia etmiştir. Bu iddiasının ispatı davalı işveren üzerindedir. Davacı tarafından gönderilmiş olan ihtarname ve işten çıkış bildirgeleri dışında, bu hususta davalı işveren tarafından sunulmuş bir belge yoktur. Bu nedenle davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda davacı, işverenin haklarını aldığına ve istifa ettiğine dair imzalı belge istemini kabul etmediği için iş akdinin 01.02.2010 tarihinde haksız olarak feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı savunmasında, davacının iş akdinin müşterilerden aldığı bahşişleri bahşiş kutusuna atmayarak kendisine mal etmesi ve bu durumun 3.kez tekrarlanması nedeniyle işyeri düzenini bozması ve mesai arkadaşlarının hakkını gasp etmesi nedeni ile feshedildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığı kabul edilmişse de;
Davacı hakkında feshe konu olayla ilgili olarak 01.02.2010 tarihli tutanak tanzim edilmiştir. Öncesinde de davacı hakkında müşteriye uygunsuz hareketlerde bulunduğundan bahisle 20.11.2009 ve 16.02.2009 tarihlerinde tutanak tanzim edildiği ve bu iki tutanakta davacıya ihtar verilmesi ve 2 puan tip cezasının uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Davacı ... ... beyanında, davacının masadan aldığı bahşişi cebine koyduğunu, kutuya atmadığından dolayı şef garsonun aralarında tartışma olduğunu, bu tartışma sonrasında ertesi gün davacı ile çalışmayacaklarını söylediklerini belirtmiştir.
Davalı ... beyanında Bir cumartesi günü işin yoğun olduğu bir zamanda müşterinin bahşişini davacının cebine attığını gördüğünü, davacıya sorduğunda kendisine, akşam mesai bitiminde bana avans vermeyecek misin, bu nedenle cebime attım diye söylediğini, kendisinin de akşam avans vermeyecektim, akşam herkese eşit olarak tipler dağıtılacaktı diye söylediğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamı ve özellikle tanık beyanlarından davacının eylemi sabittir. Haklı fesih bulunduğundan yazılı bildirim ve savunma alma zorunluluğu yoktur. Davacının eylemi nedeni ile davacı ve davalı arasındaki güven ilişkisi temelden sarsılmış ve davalı için iş ilişkisinin devamı beklenemeyecek hal almıştır. Tüm bu somut olgular karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.