Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3034 E. 2013/7636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3034
- Karar No
- 2013/7636
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, mağaza sorumlusu olarak çalışmakta iken 17/04/2011 tarihinde mağazanın anahtarlarını teslim etmesi istenip işine son verildiğinin bildirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı savunmasında, davacının iş akdinin 25/2-d maddesi uyaranca feshedildiğini, görev ve sorumluluklarının davacıya görev tanımı ve personel yönetmeliği ile tebliğ edildiğini, davacının görevleri arasında son kullanma, tarihi geçmiş ürünlerin satıştan kaldırılmasının da bulunduğunu, davacının ise görev ve sorumluluklarına aykırı olarak tespit edilen bu husustaki eylem ve işlemlerine ilişkin müvekkili şirket yetkililerince gerek yazılı gerekse sözlü olarak defalarca ihtar edildiğini ancak aynı davranışları yapmaya devam ettiğini bu nedenle yapılan feshin haklı olduğunu davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının iş görme borcuna aykırı davranışlarına devam ettiği, feshin haklı sebebe dayandığı ve bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı ve yıllık izinlerini de kullanması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı iş kanununun 25 inci maddesinin (ıı) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmıştır. İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. işverenin talimatlarının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile getirilebilecek sınırlamalar ile işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır. İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. bu konuda ispat yükü de işverendedir. İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Somut olayda davacının iş sözleşmesi 18.04.2011 tarihinde son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satıştan çekmemesi ve satışına devam etmesi , bu davranışına yazılı ve sözlü olarak uyarılmasına rağmen devam etmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-h maddesi gereğince haklı nedenle feshedilmiştir. Davacının görev yaptığı Kızılsaray Antalya mağazasında bölge sorumlusu İbrahim Koçoğlu tarafından 13/01/2011 tarihinde yapılan kontrolde 3 adet biber kaypa (skt 08/01/2011) ve 4 adet havuçun (skt 01/01/2011) satışta olduğunun tespit edildiği, davacının bu ürünleri satıştan kaldırmadığının belirlendiğini, bunun üzerine bahse konu ürünlerin reyondan kaldırıldığı ve fireye ayrıldığı, ancak bahse konu ürünlerin 16/01/2011 tarihinde bölge sorumlusunca yapılan 2. denetimde fireden alınarak tekrar satışa sunulduğunun tespit edildiği ve bu konuda davacıya savunması alınarak yazılı uyarı verildiği, şirket yetkililerince 01/02/2011 tarihinde yapılan kontrolde tavuk, meyve, sebze ve tatlı ürünlerinde son kullanma tarihi geçmiş olmasına rağmen davacının yapmakla ödevli olduğu görev ve sorumluluklarına aykırı olacak şekilde bu ürünleri satıştan kaldırmadığının tespit edildiği, savunması alındıktan sonra yazılı uyarı verildiği, 16/04/2011 tarihinde yapılan kontrolde ise (04.04.2011 ve 06.04.2011 son kullanma tarihli ) 3 adet kasap köftenin ve 25.01.2011 üretim tarihli 3 adet, 06.03.2011 tarihli 3 adet ve tarihi okunamayan 4 adet daha arpacık soğanının son kullanma tarihinin geçtiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davacının konuya ilişkin yazılı savunmasının talep edildiğini ve davacının savunma talep yazısını almaktan imtina ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı dosyaya raftan kaldırma çizelgesi sunmuşsa da davacı tanıkları bazı ürünlerde son güne kadar beklenildiğini, bazı ürünlerde sebze meyve gibi son kullanma tarihi geçse dahi özelliğini kaybetmedikçe raftan kaldırılmadığını beyan etmeleri, feshe konu edilen 13.01.2011 tarihli tutanaktaki ürünlerin sebze olup sayıca azlığı, 01.02.2011 tarihinde tutulan tutanakta ürün sayısının bildirilmemiş olması, 16.04.2011 tarihinde ise yapılan kontrolde son kullanma tarihi 10 gün geçen 3 adet kasap köftenin ve ayraca 6 adet arpacık soğanın tespit edilmesi, davacının 7 yıl 7 ay 13 gün kıdemi olması karşısında feshe konu edilen bu uyarıların son 3 aylık dönemde verilmiş olması karşısında davacının eylemlerinin 4857 sayılı İş Kanunu 25/2-h bendi kapsamında haklı fesih nedeni boyutunda olmadığı kanunun 18. maddesinde belirtilen işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli neden kabul edilebileceği ve bu haliyle de davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağının kabulü gerekecektir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.