Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2919 E. 2013/7163 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2919
Karar No
2013/7163
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendine göre yaş şartı dışında emekliliğe hak kazandığı ve işverene yapılan başvuruya rağmen kendisine kıdem tazminatının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş akdini farklı bir iş yerinde çalışmak üzere sonlandırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendinde öngörülen 3600 prim gün sayısını tamamlamadığı ve ayrıca fesihten sonra yeni işveren yanında davacının işe başlamasının hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4447 sayılı Yasa'nın 45. maddesi ile 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasına 5 numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendi ile madde kapsamındaki şartları taşıması halinde emeklilik sebebiyle işçiye akdi feshetme hakkı yasa ile tanınmış bir hak olup mahkemece bu hakkın iyiniyet kurallarına uygun kullanılıp kullanılmadığı başka bir değişle işçinin emekliliğini istemesinin hakkın kötüye kullanımı şeklinde gerçekleşip gerçekleşmediğine dair bir araştırma ve değerlendirme yapılamaz. Mahkeme tarafından hizmet cetveline atıfla davacının 2650 işgünü prim ödemesi bulunduğu ve bu haliyle davacının 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendinde öngörülen yasal şartları yerine getirmediği sonucuna varılmış ise de, dosya içerisinde bulunan 18.12.2009 tarihli davacının başvurusuna cevap şeklinde düzenlenen Sosyal Güvenlik Kurumu yazısında, davacının 15.6.1993-30.11.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi 2270 gün ve 657 sayılı Yasa'ya tabi Emekli Sandığı kapsamında 2700 gün olmak üzere toplam 4970 gün prim ödemesi bulunduğu belirtilmiştir. Söz konusu kurum yazısı ve 5510 sayılı Yasa'daki düzenleme ile davacının hizmet birleştirmesi yoluyla 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendi gereğince 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün prim ödemiş olmak şartlarını yerine getirdiği anlaşılmakta olup davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2919, K. 2013/7163, T. 22.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2919-e-2013-7163-k-c195901d3ed8