Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/24898 E. 2013/18770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/24898
Karar No
2013/18770
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, Antalya 4.İş Mahkemesinin 2009/793 Esas 2011/7 Karar sayılı dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin alacağının belirlendiğini, kararın Yargıtay 22.HD tarafından onandığını, önceki davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu da belirterek bakiye alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı vekilinin mazeret bildirdiği duruşmada 04.11.2011 tarihindeki ara kararı ile hangi giderlere ilişkin olduğunu belirtmeksizin 352,00 gider avansını yatırması için davacı tarafa 2 hafta kesin süre verilmiş, 14.02.2012 tarihli duruşmada gider avansının yatırılmadığından bahisle HMK 120/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, gider avansının iki hafta içinde yatırılması şeklinde kesin süre verilmesine rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Gerek 6100 sayılı HMK.’un 120 maddesi, gerekse; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 45. maddesindeki düzenlemelere göre; tarifede sayılan gider avanslarının dava dilekçesi ile davanın açılması sırasında mahkeme veznesine yatırılması gereken gider olması nedeni ile

dilekçeler aşamasının tamamlanmış bulunması ve HMK.’un 448 maddesinin açık hükmü karşısında davacı yönünden HMK.’un 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle; 1086 sayılı HUMK.’un yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden önceki dönemde açılan bu dava için yapılacak masraflar nedeniyle istenilecek giderlerin delil avansı kabul edilip, HMK.’un 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir.

HMK.’un 324. madde gereğince “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.

HMK.’un 325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazine'den ödenmesine hükmedilir”.

HMK.’un 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. Maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinde ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.

Tanık dinlenmesi, delil niteliğinde bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK.’un 324. Maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.

Somut olayda davacının delilleri arasında Yargıtay 22.Hukuk Dairesi tarafın onanarak kesinleştiği anlaşılan Antalya 4.İş Mahkemesinin 2009/793 Esas, 2011/7 Karar sayılı dava dosyası ve ekleri olduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre davacının delilleri arasında yeniden alınması istenen bilirkişi raporu olmadığı gibi mahkemece 14.11.2011 tarihinde alınan ara kararına ilişkin duruşma tutanağının da davacı tarafa tebliğ edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Ayrıca bilirkişi raporu alınmasının da delil ikamesi talebine ilişkin olduğu kabul edilerek var ise giderin HMK 325 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davacının hukuki dinlenilme hakkının engellenemeyeceği de dikkate alınarak mahkemece tarafların delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/24898, K. 2013/18770, T. 11.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-24898-e-2013-18770-k-7fd1f5e15ce5