Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/24501 E. 2013/18451 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/24501
- Karar No
- 2013/18451
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin işveren tarafça yazılı fesih bildirimi yapılmaksızın 29/10/2012 tarihinde feshedilmiş olduğunu, feshi, istirahat raporunun bitmesi üzerine 30.10.2012 tarinde işyerine gittiğinde içeri alınmadığında öğrendiğinden bahisle, fesih işleminin geçersiz olduğunu iddia ederek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacıya iş akdinin 23.10.2012 tarihinde haklı nedenle feshedildiğine dair 22.10.2012 tarihli fesih bildiriminin 24.10.2012 tarihinde tebliğ edilmek istenildiğini davacının tebliği almaması üzerine de tutanak tuttuklarını davanın süresinde açılmadığını ve feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının vinç operatörü olarak görev yaptığı, feshe konu olay tarihinde limanda bulunan geminin geriye doğru çekilmesi esnasında vinci gemiye doğru hareket ettirdiği, saygısızlık yaptığı ve hiçbir amirine haber vermeden vinci bırakıp gittiği, bu nedenle postaların 25 dakika durmasına neden olduğu gerekçesiyle iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu 25/II - (h), (ı) bendleri gereğince feshedildiği, davalı tanıklarının beyanlarından olay esnasında herhangi bir zarar ve iş aksamasının meydana gelmediği ve bir zarar meydana gelmesi ihtimalinin çok düşük olduğu, işini bırakması talimatının tanık ... tarafından verildiğinin anlaşıldığı, davalı işverence, davacının yükümlülüğünü ihlal ettiği, şirket menfaatlerinin zarar gördüğünün kanıtlanamadığı ve işverenin fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebiyle bağlı olup İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamayacağı gerekçesiyle davalının yazılı fesih sebebi dışındaki savunmasına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi 22.10.2012 tarihli fesih ihbarnamesiyle 23.10.2012 tarihi itibariyle feshedilmiş ve bu fesih ihbarnamesinin "Tutanak" başlıklı yazıda 24.10.2012 tarihinde davacıya tebliğ edilmek istendiği ancak davacının bu fesih ihbarnamesini tebellüğ etmediği tutanak altına alınmış olup bu fesih ihbarnamesinin davacıya tebliğ edilmek istendiği ancak davacının tebellüğden imtina edip etmediği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Fesih bildiriminin tebliğ tarihi dava açma süresinin başlangıcı yönünden esas alınacağından davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından bu tarihin açık ve net belirlenmesi gerekmektedir. Dosyadaki fesih bildirimin davacıya tebliğ edilmek istenip istenmediği, davacının tebellüğden imtina edip etmediği ve edilmişse davanın süresinde açılıp açılmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek davanın esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.