Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2283 E. 2013/6284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2283
- Karar No
- 2013/6284
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının taşeron şirket işçisi olarak kısmi zamanlı ve çağrı usulü ile çalıştığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kısmi süreli çalışan olmadığı, belirsiz süreli sözleşme ile asıl işverenin işinde çalıştırıldığı, davalı ile taşeron şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davalının gerçek işveren olduğu, davacının iş akdinin ihbar önellerine uyulmaksızın ve haklı nedene dayanmaksızın davalı tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları tekrar ederek, bilirkişi ile aralarında husumet olduğunu, bu nedenle raporun objektif olmadığını, bilirkişi ile husumetlerinin olması nedeniyle yanlı bir rapor hazırlandığını, bilirkişinin tarafsız olmadığını ileri sürüp bilirkişiyi reddetmiş, mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, raporu hazırlayan bilirkişinin tarafsızlığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 272.maddesinde; “(1) Hakimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların, bilirkişiler bakımından da uygulanacağı ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunmasının bir ret sebebi teşkil etmeyeceği, (2) Hakimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkemenin hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabileceği, (3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi halinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişinin de kendisini reddedebileceği, ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olmasının şart olduğu ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemeyeceği, (4) Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talebin bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenip karara bağlanacağı, kabule ilişkin kararların kesin olduğu, redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabileceği" bildirilmiştir. Davalı vekili bilirkişinin tarafsızlığı ile ilgili iddialarını dile getirerek rapora itiraz etmiş, temyiz dilekçesinde bu beyanlarını tekrar etmiştir. Bilirkişin tarafsız olamayacağı itirazında bulunmuştur. Taraflar sonradan öğrendikleri veya yeni meydana çıkan ret sebebine dayanarak (mesela bilirkişinin tarafsız olmadığını ileri sürerek) bilirkişi raporuna itiraz edebilirler ve yeni bir bilirkişi seçilmesini isteyebilirler. (HUMK m.283-284) (HMK m.281) ( Kuru, Baki :Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.III, İstanbul 2001 sh 2721) Somut olayda bilirkişilik yapan kişinin şahsına karşı davalı tarafından sunulan dilekçede yazılı nedenlerle itiraz edilmiştir. Mahkemece, yapılan itirazlar ön sorun gibi incelenip karar verilmeden, şahsına itiraz edilen bilirkişilerin raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.