Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22361 E. 2013/15422 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/22361
- Karar No
- 2013/15422
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davalılar arasında alt asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl işveren Belediye vekili, davacının kendi işçileri olmadığını, kaldı ki görevlendirildiği birime gitmeyip devamsızlık yapması nedeni ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunurken davalı alt işveren şirket vekili davacının davalı ...'den alınan iş kapsamında büro elemanı olarak çalıştırılırken belediye tarafından işine son verildiğini, firmanın işçi üzerine denetim yetkisi bulunmadığını, davalının 2012 yılında yapılan ihaleyi almadığını, husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapmasından dolayı haklı nedenle feshedildiğini kabul edilerek davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin tarihli ilamı ile “dosya kapsamına göre, davacının davalılar arasında imzalanan büro personeli ve yardımcı personel çalıştırılmasına dair hizmet alımı sözleşmesi gereğince Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığında çalışmakta iken Başkan Danışmanlık Ofisinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacının yeni görevine başlamadığı iddiasında iken davacı taraf davacının yeni görevlendirmeden sonra benzer bir işte çalıştırılmadığı iddiasındadır.Tüm bu tespitler ışığında öncelikle taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi, organizasyon şeması, görev tanımına dair belgeler, görevlendirme yazıları varsa işyeri talimatnameleri getirtilerek davacının gerek önceki işi gerekse de görevlendirmeden sonraki işine dair görev kapsamı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli yine davacının görevlendirilmesine ilişkin işlemin bir ihtiyaca karşılık yapılan işlem olup olmadığı tespit edilmeli ve sonuca göre karar verilmeli iken eksik inceleme ile yazılı şekilde karara verilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, davalılar arasında yapılmış hizmet alım sözleşmesini getirtmiş, bilirkişiden rapor aldıktan sonra davacının görevlendirmeden önceki ve sonrakı işinin benzer mahiyette olduğu kabul edilse bile bu görevlendirmenin bir ihtiyaca binaen yapıldığının iddia ve ispat edilemediği, davacının devamsızlığının nedeninin sorulup mazeretini belgelemesinin istenmediği, işe dön çağrısı yapılmadığı, görevlendirme işleminin yerindelik ve geçerlilik için taşıması gereken unsurların açıklığa kavuşturulmadığı, görev değişikliği yazısında bunun sebebi ve özlük hakları konusunda açıklama yapılmadığı, bu nedenlerle feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ... ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olduğundan feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi mevcut olup büro personeli ile yardımcı personel çalıştırılması işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan şirketin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüde neden olacak biçimde karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı tarafça gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen alt işveren olan Güney İlaçlama Turizm Tic. Ltd. Şti. işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattan her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5.Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 5,90TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6.Davacının yapmış olduğu 417,24TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1320,00TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.