Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/21585 E. 2013/15313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/21585
Karar No
2013/15313
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, iş sözleşmesinin bilgi güvenliği politikası çerçevesinde hazırlanan personel gizlilik taahhüdünü imzalamaması ve savunmasının da yeterli görülmemesi nedeniyle usul ve yasaya uygun şekilde geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davalının fesih yazısında "personel gizililik teahüdünü davacının imzalamadığı savunmasının yeterli görünmediği bu taahüdü imzalamayarak ortaklık bilgilerinin güvenliğini sağlama konusunda güvensizlik oluştuğunu ve iş ilişkinin çekilmez hale geldiğini" belirterek iş akdinin fesih edildiğini, davalının fesih yazısında gizlilik taahhüdünün ya da gizliliğin neler olduğunun açıklanmadığı, davacının ortaklık bilgilerinin güvenliğini sağlama konusunda davacının ne gibi bir güvensizlik oluşturduğu konusunda soyut ifadelerden başka bir açıklamada bulunmadığı, bu nedenle fesih yazısının usulüne uygun düzenlenmediği, davacının savunmasında bilgi güvenliği politikası çerçevesinde hazırlanan personel gizlilik taahhüdünü içeriğindeki aleyhine olan hükümler nedeniyle imzalamadığını, ayrıca hizmet akdi imzalanırken yeterli taahhütte bulunduğunu gizlilik taahhüdünü Toplu İş Sözleşmesine aykırı hükümler içerdiğini ileri sürdüğü, gizlilik taahhüdü belgesinde davacı işçi aleyhine olabilecek hükümlerin mevcut olduğu, gizlilik taahhütnamesinin açık ve net olmadığı, muğlak ifadeler içerdiği, davacının ileride aleyhine olabilecek hükümleri kabul etmek zorunda olmadığı, davacı işçinin aleyhine olabilecek belgeyi imzalamaması nedeniyle iş akdine son verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, gizlilik taahhütnamesinin bir anlamda hizmet akdi işlevi göreceği, hizmet akdine yeni getirilecek hükümlerin davacının üyesi bulunduğu sendika ve davalı iş veren tarafından birlikte konuşulup tartışılması sonucu yapılacak bir protokole göre hazırlanabileceği, davacı işçinin aleyhine hükümler doğuracak bir belgeyi imzalamamasının yasal hakkı olduğu, tüm bu nedenlerle davalının iş akdinin feshine dair işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.

Davacının davalı işyerinde şoför operatör/teçhizat operatörü olarak çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından imzalatılmak istenen personel gizlilik taahhüdünü imzalamaması sebebiyle davalı işverence geçerli nedene dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı işçiye imzalatılmak istenen personel gizlilik taahhüdünün davacıya ağır şartlar getirdiği bu sebeple imzalamak istemeyen davacının iş sözleşmesinin feshinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece öncelikle içlerinde feshe konu bilgi güvenliği/işverenin faaliyet konusuna giren konulara ilişkin güvenlik hususlarında uzman üç kişiden oluşan teknik bilirkişi heyetine dosya tevdii edilerek gerekirse davacının görevi ve çalışma şekli yerinde incelettirilerek imzalatılmak istenen personel gizlilik taahhüdünün davacı açısından ağır şartlar, aleyhinde düzenlemeler getirip getirmediği, davacının görevi dikkate alındığında işyerindeki bilgilerin güvenliğini sağlamak için bu şekilde bir taahhüt imzalatılmak zorunluluğu olup olmadığı, dolayısıyla davacının taahhüdü imzalamaması sebebiyle davalının iş sözleşmesini feshetmesinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususlarında rapor alınması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre ise; 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 6 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile de hatalı olmuştur.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21585, K. 2013/15313, T. 23.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-21585-e-2013-15313-k-9c1effef4664