Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/21431 E. 2013/15317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/21431
Karar No
2013/15317
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığını, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmediğini, iş sözleşmesinin ne haklı ne de geçerli sebeple feshine sebep olabilecek herhangi bir davranışının da olmadığını bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ile diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, şirketin dinamik iş gücü yapısı, ... iş yapma tarzını içeren teknolojik alt yapı ve bilgi alt yapısına dayalı uygulamalara yatkınlık önemli bir iş gereksinimi olarak ortaya çıktığını, davacının şirketin gereksinim duyduğu iş yeterliliklerini oluşturan yeni şartlar içerisinde tam olarak karşılayamaması nedeniyle savunmasının alınması için İnsan Kaynakları Müdürlüğüne çağrıldığını, davacının konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmaksızın sadece çalışmak istediğini beyan ettiğini, şirket genelinde yapılan çalışmalar ve başka ünitelerde davacının niteliğine uygun iş bulunmaması dikkate alınarak son çare olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinde davacının yaş durumu ve emekliliği hak etmiş olmasının da etkili olduğunu, aylık ücretli personel için işyeri personel yönetmeliği kapsamında uygulanmakta iken saat ücretli personel hakkında işyeri uygulaması haline getirilerek resen ve istisnasız uygulanmakta ve ayrım yapılmamakta olduğunu, davacının hem 55 yaşını doldurması hem de emekliliğe hak kazanması dikkate alındığında yapılan feshin geçerli nedene dayandığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, "dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile davalı şirketin savunmasına göre emekliliğe hak kazanmış personelin şirketle ilişkisinin kesileceği, ancak 55 yaşına gelen personelin ilişiğinin resen kesileceği ancak bu personelden ayrılması yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olan veya temininde güçlük çekilen personel olması durumunda veya genel müdürlükçe hizmetlerinin devamında yarar görülenlerin çalışma süreleri her dafasında 1 yılı geçmemek üzere en çok 3 kez uzatılabileceği düzenlemesi karşısında Davalı şirkette emeklilikle ilgili işletmesel bir kararı olduğu, yasa gereği emekliliği dolan kişilerle çalışıp çalışmamanın işvenin yönetim hakkı kapsamında işletmesel bir karar olduğu, fesih tarihi itibari ile davacının 55 yaşını ikmal ettiği, Davacının ayrılmasının yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olmadığı veya Davacının temininde güçlük çekilen personelden olmadığı, Davacının hizmetlerinin devamında yarar görülen personelden olduğunun Davacı tarafından iddia edilmediği, emeklilik uygulamasına ilişkin personel yönetmeliğinin çalışan herkese objektif olarak uygulandığı bunun aksinin de ileri sürülmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kişinin emeklilik yaşına gelmesi ve emekliliği hak etmesi, aslında belirli yaş olgusu nedeni ile fiziki yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Salt emekliliğe hak kazanma fesih nedeni yapılamaz. Yasanın gerekçesinde işletme, işyeri ve işin gerekleri ile birlikte emekliliğin geçerli neden olarak dikkate alınacağı açıklanmıştır. Ancak Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre Personel Yönetmeliğinde veya Toplu İş Sözleşmesinde emekliliğe hak kazanmış personelin iş sözleşmesinin feshedileceğine ilişkin düzenlemeler objektif ve genel bir şekilde uygulandığı takdirde geçerlidir. Başka bir anlatımla emekliliği gelenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğine dair önceden belirlenen kural, objektif ve genel olarak uygulandığı takdirde, salt bu nedenle iş sözleşmesinin feshi geçerli neden olarak kabul edilmelidir. Ancak böyle bir düzenlemenin işçi açısından kabul edilebilmesi için, kuralı öngören normatif düzenlemenin işçiyi kapsamına alması gerekir. Dosya içeriğine göre davalı tarafından emekliliği gelenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğine ilişkin yönetmelik hükmüne dayanılmıştır. Ancak davacı işçiye ait bordrolarda sendikal aidat kesintisi bulunması nedeniyle sendika üyesi olup, hakkında Toplu İş Sözleşmesi uygulanmaktadır. Toplu İş Sözleşmesinde ise emekliliği gelenlerin çıkarılacağına dair bir kurala yer verilmemiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan Personel Yönetmeliğinde ise açıkça, bu yönetmeliğin Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmayan personele uygulanacağı belirtilmiştir. Davacı yönetmelik kapsamına girmediğinden, yönetmelik hükmünün davacı hakkında uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Salt emeklilik fesih için fesih nedeni yapılamayacağı gibi ispat yükü kendisinde olan davalı işveren geçerli nedeni kanıtlayamamıştır. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı İskenderun Demir Çelik AŞ tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin yatırılan 21,15 TL hacın mahsubu ile bakiye 3,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6.Davacının yapmış olduğu 112,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21431, K. 2013/15317, T. 23.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-21431-e-2013-15317-k-c1d4c9a04f93