Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/20392 E. 2013/14296 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/20392
Karar No
2013/14296
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, çalışma süresince tahukkuk eden fazla çalışma, hafta tatili, ulusal dini ... alacakları ile ... ikramiyesi alacağının tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında davacı vekili davasını belirsiz süreli alacak davası olarak açtığını beyanla ıslah etmiştir. Davalı, davacının dini bayramlarda çalışmadığını, mutad ... ikramiyesi verilmediğini, davacının uzun yol şoförü olması nedeniyle ulusal ve uluslararası trafik kurallarına göre belirli bir saatten fazla çalışmasının mümkün olmadığını, fazla mesai yaparak hafta tatillerinde de çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya ... primi de ödendiğini, Yargıtay kararlarında ... primi ödenmesi halinde fazla çalışma alacağının reddine karar verileceğinin düzenlendiğini, savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma hafta tatili ve genel tatil ücretinin davacıya ödenen maktu ücrete dahil olup olmadığı ve bunu aşan çalışma bulunup bulunmadığı noktasındadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68'inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir Fazla çalışma yönünden yasal sınırlamalardan biri İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 49. maddesi ile taşıt kullanma sürelerine uyma zorunluluğu getirilmiş olup bu yasağın esas ve usullerinin yönetmelikle belirleneceği belirtilmiştir. 2182 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 98/1-A bendinde ise ticari amaçla yük taşımacılığı yapan şoförlerin bir günde dokuz saatten fazla araç kullanamayacakları yönünde yasal düzenleme mevcuttur. Somut olayda; davalı işverence fazla mesai ödemelerinin ... primi şeklinde ödendiğinin beyan edildiği ve davacının ... primi ödemelerine dair muavin defter kayıtları ibraz ettiği, bu belgelerin aksi sabit olmadığı halde fazla mesai hesabında dikkate alınmamış olduğu anlaşılmıştır. Yapılacak iş, davacının çalışma döneminde kullandığı araçlara ait takoğraf kayıtları var ise getirtilip, çalışma saatlerini gösterir bilgi ve belgelerin, ödenen ... primleriyle, bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu hak ettiği fazla çalışma alacağı karşılaştırılmalı ve ... primini aşan fazla çalışma alacağı varsa aradaki fark ödenmeli aksi takdirde davacının bu talebinin reddine karar verilmelidir. Hesaplamanın bu şekilde yapılması yerine, günlük ortalama 7 saat fazla çalışma kabul edilerek Dairemizin fazla çalışmaya ilişkin yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde fazla mesai hesabı yapılmış olması usul ve yasaya aykırı bulunmakla yukarıda ilkeler ışığında davacının aldığı ... primleri ile hakettiği fazla mesai alacağı karşılaştırılmalı ve ... primini geçen fazla mesai alacağı varsa aradaki fark ödenmeli aksi taktirde davacının bu talebinin reddine karar verilmelidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/20392, K. 2013/14296, T. 11.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-20392-e-2013-14296-k-0dfae661ae33