Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1933 E. 2013/6312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1933
- Karar No
- 2013/6312
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işverenin İstanbul’daki işyerinde çalıştığını, İzmit’te ikamet ettiğini, her sabah İstanbul’da bulunan genel merkeze gelmesinin iş performansını düşürdüğünü, yaptığı işi gereği çalışmasının home ofis şeklinde de sürdürebileceğini veya şirketin Körfez Kocaeli’nde bulunan dolum tesisinde çalışma imkanı verilmesini istediğini, ancak olumlu yanıt alamadığını, ayrıca fazla mesai hafta sonu ücretlerinin de ödenmesini istediğini, davalı ile karşılıklı anlaşmaya vararak ayrılma kararı aldığını, ancak kıdem tazminatı ve bir kısım ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve sosyal yardım alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini istifa etmek üzere feshettiğini, kendi isteği ile işten ayrıldığını ve bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, mutabakat iddiasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyada mevcut ibraname ve işten ayrılma isteğinin davacı tarafından tüm tazminatlarının ödenmesi şartı ile imzalanmış olması ve gerçek iradesini yansıtmaması ve miktarda içermediğinden geçerli sayılmayacağından kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. Maddesine göre; “MADDE 12 – (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12.maddesindeki düzenlemeye göre vekalet ücretinin tayini açısından aşağıdaki şekilde inceleme yapılmalıdır: a.400 TL’ye kadar kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/2 son cümlesi gereği vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceği için kabul veya reddedilen alacak kadar vekalet ücretine hükmedilmelidir. b.400 TL-3333,33 TL aralığında kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/2 maddesi gereği vekalet ücreti icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen 400 TL’dir. c.3333,33 TL ve üzerinde kabul veya reddedilen alacaklar açısından AAÜT 12/1 maddesi gereği vekalet ücreti tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi olarak belirlenecektir. Mahkemece reddedilen alacak miktarı 6.352,92 TL olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2012 tarihli AAÜT dikkate alınmadan eksik avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 436/2.(HMK 370/2) maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 11 numaralı bendinin tamamen silinerek, yerine; "Reddedilen dava değeri üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2 maddesine göre 762,35 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.