Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15648 E. 2013/11548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15648
Karar No
2013/11548
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin davacı ile ikale anlaşması yapılarak ve tazminatları ödenerek sonlandırıldığını, ibranamede tahkim şartı konulduğundan Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece İş Sözleşmesinin mutabakat yoluyla Feshine ilişkin sözleşmenin davacı tarafça imzalandığı sabittir. Ancak bu sözleşmede sözleşmenin sonlandırılması konusunda herhangi bir neden belirtilmemiştir.. Her şeyden önce bozma sözleşmesi yapma konusunda icapta bulunanın makul bir yararının olması gerekir. Ayrıca davalı taraf işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış kodunu 04 olarak göstermiştir. 04 işten ayrılış kodlarında belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bilinmektedir. Davalı tarafın resmi kurumlara yaptığı bildirim kendisini bağlar. Kaldı ki davacının sözleşmenin imzalandığı tarihte davalının ihbar ve kıdem tazminatının ve Mart 2012 dönemi ücretinin de henüz ödenmemiş olduğu, davacının davalıdan alacaklı bir konumdayken sözleşme imzaladığı sabittir. Bu noktada, işverenin, feshin, karşılıklı anlaşma yoluyla fesih gibi gösterilmesi suretiyle iş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesini amaçladığı, davacının bozma sözleşmesi yapmakta makul bir yararının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının sekiz aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır. İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir. Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 8 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının kıdem süresinin 5 yılın altında olmasına göre davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Belirtilen nedenlerle, davalının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, 5-Alınması gereken 24.30 TL harçtan peşin alınan 21.15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 136,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın ilgililere iadesine, 9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.06.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15648, K. 2013/11548, T. 19.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-15648-e-2013-11548-k-fb2175fa83a7