Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13990 E. 2013/10413 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13990
- Karar No
- 2013/10413
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-İş sözleşmesinin feshi ihtilaflıdır. Davacı vekili davacının, davalıya ait işyerinde çalışırken haksız olarak işine son verildiğini, alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının iddialarının asılsız olduğunu, pompacı olarak çalışan davacının akaryakıt alan araçlara değil de, fiş ve fatura kestiğini, bu eylemi karşılığında komisyon aldığını, bu nedenle işine son verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen kararı temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesinin 02/10/2012 tarihli kararı ile duruşmada tefhim edilen kısa kararın yasaya uygun olmaması nedeni ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkeme tarafından bozma öncesi delillere göre davalı vekilinin beyan ve delil dilekçesinde kendilerine yönelik iddiaları yanıtlarken bahsettiği kendi işyerlerinde bulunan "mironist" adlı taşıt tanıma sistemi sayesinde farklı plakalara fatura kesilmesinin mümkün olmadığını belirtmesi karşısında, başlı başına bir çelişki mevcut olmakla ve ayrıca bu sebeple oluşan bir maddi zararın davalı tarafça kanıtlanmamış olduğu gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebi kabul edilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “mironist” sisteminin pompa çıkış sistemli bir muhasebe programı olduğunu savunmuştur. Mahkeme tarafından davalı vekilinin bu savunması üzerinde durulmamıştır. Öte yandan dosya içinde bulunan karara göre, Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından davacı işçi dahil aynı iş yerinde çalışan beş kişi hakkında davalı şirketin şikayeti üzerine yapılan yargılama sonucunda davacının hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçundan TCK'nun 155/1.maddesi uyarınca hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının feshe konu eylemi gerçekleştirdiği, işverenin güvenini kötüye kullandığı, doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranışlarda bulunduğu sabit olduğuna ve bu fesih nedenine dayanılması halinde ayrıca bir zararın doğmasının gerekmemesine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.