Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1343 E. 2013/10177 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1343
Karar No
2013/10177
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vd. vekili Av.Mesut ... Övünç geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Öte yandan; taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bulunan bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması ya da muhdesatın oturulabilir hale getirilmesi için tamamlanması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Mevcut muhtesatın tamamlanması veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması muhtesatın bu işleri yapan kişiye ait olması sonucunu doğurmaz. Bu tür işlerin yapılması için harcanan giderler muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik yada maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan taşınmaz malik ya da maliklerinin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhtesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden açacağı bir dava ile iyileştirme giderlerinin tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğundan da söz edilemez. Somut olaya gelince, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesi içeriğinden ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından dava konusu sekiz katlı bina niteliğindeki muhdesatın kaba inşaat olarak tarafların ortak miras bırakanı tarafından meydana getirildiği, daha sonra davacı tarafından muhdesatın oturulabilir hale getirilmesi için 6. 7. ve 8. katlarındaki bağımsız bölümlerinde harcamalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde natamam olarak bulunan muhtesata oturmaya elverişli hale getirilmesi için sonradan yapıldığı öne sürülen işlerin bağımsız muhtesat meydana getirme niteliğinde olmadığı, bunların yapılması için harcanan giderlerin de iyileştirme gideri olduğu gözetildiğinde görülen davada hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutularak, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davalılardan ...’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına takdir ve tespit olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1343, K. 2013/10177, T. 30.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1343-e-2013-10177-k-e19d443dad81