Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2011/3894 E. 2012/1599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3894
- Karar No
- 2012/1599
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ... hakkında açılan davanın da kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında kural olarak taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti arzın malik veya maliklerine ait olacağından, bu olgunun sonucu olarak ayrık bir hüküm bulunmadıkça taşınmazın kamulaştırılması halinde taşınmaz üzerindeki muhtesata isabet eden kamulaştırma bedelinin de taşınmaz malik veya maliklerine ödenmesi gerekir.
26.05.2004 günlü 5177 Sayılı Kanunla 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesine eklenen ek fıkrada ise başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedelinin, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedelinin zilyedine ödeneceği belirtilmiştir. Açıklanan bu ayrık hüküm nedeniyle kendisine ait olmayan veya sadece paydaşı olduğu bir taşınmaz üzerinde kendi adına ve hesabına muhtesat meydana getiren kişilerin taşınmazın kamulaştırılması ve muhtesatın aidiyeti konusunda uyuşmazlık çıkarılması halinde muhtesata isabet eden kamulaştırma bedelinin kendisine ödenmesini sağlama amacıyla muhtesat tespiti davası açma hakkı bulunmaktadır.
Kamulaştırma nedenine dayanılarak açılan muhtesat aidiyetinin tespiti davaları kural olarak muhtesatın kendisine ait olduğunu öne süren kişi veya kişiler tarafından, tapuda malik görünen ve muhtesatın davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyerek uyuşmazlık çıkaran kişi veya kişilere karşı açılır. Bu davalar sonucunda ödetme kararı verilemeyeceği, tapu maliklerince muhtesatın davacı tarafa ait olduğunun kabul edilmesi halinde veya kabul edilmese dahi muhtesat aidiyeti konusunda mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir tespit kararının ibraz edilmesi halinde kamulaştırmayı yapan idarelerin muhtesata isabet eden kamulaştırma bedelini muhtesat sahibine ödemekle yükümlü oldukları gözetildiğinde bu tür davalarda kamulaştırmayı yapan idarenin hasım gösterilemeyeceği de kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince toplanan delillerden davaya konu muhtesatların üzerinde bulunduğu 244 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle davalılardan Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiği, davalı ...’nün taşınmazda malik olmadığı, sadece kanal inşaası nedeniyle taşınmazı kamulaştırdığı, davadan önce muhtesatların aidiyeti konusunda herhangi bir uyuşmazlık çıkarmadığı, yargılama sırasında da bu hususları öne sürerek husumet itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan olgular gözetilerek husumet itirazının kabulü ile davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu olgu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 08.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.