Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11190 E. 2013/19312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11190
- Karar No
- 2013/19312
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, prim gün sayısı ve sigortalılık süresini doldurarak 03.05.2012 tarihinde işten ayrıldığını, işverene başvurmadan önce 02.05.2012 tarihli 3600 gün pirim ve 15 yıl sigortalılık süresini tamamladığına dair SGK yazısını aldığını, ayrılma yazısına bu yazıyı da ekleyerek 03.05.2012 tarihinde işverene verdiğini, daha sonra da 14.05.2012 tarihli kıdem tazminatı almaya hak kazandığına dair yazıyı işverene faks ile gönderdiğini ancak kıdem tazminatının ödenmediğini, 16.05.2012 tarihinde de noter ihtarı gönderdiğini belirterek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı, davacının işverene verdiği dilekçesinde dava dilekçesinde belirttiği nedenleri belirtmediğini, davacının asıl iradesinin istifa olduğunu, davada ise istifa iradesini değiştirdiğini, hemen sonra başka yerde işe girmesinde de davacının istifa iradesine sahip olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının SGK kayıtlarına göre 25 yıl 9 ay 13 gün sigortalılık süresi, 6406 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, bu bilgilere göre davacının sigortalılık süresine ve prim ödeme gün sayısına göre kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının 03/05/2012 tarihinde davalı işverenlikten ayrıldıktan sonra 19/05/2012 tarihinde Üç Elektrik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti işyerinde çalışmaya başladığı 21/05/2012 tarihinde sigorta primlerinin yatırıldığı 22/05/2012 tarihinde de ... İnşaat Taah. Nak. Turz. Tic. Ltd. Şti işyerinde sigorta işe giriş bildirgesinin verildiği ve sigorta primlerinin yatırıldığı, bu durumda davacının iş sözleşmesinin yaşlılık aylığı almak için değil başka bir işyerinde çalışmak için feshettiği sonucuna ulaşıldığı, bir başka anlatımla yaşlılık aylığı almak için işyerinden ayrılmadığı, başka işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı bu nedenle de kıdem tazminatına hak kazanamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır. 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda davacı yaş şartı dışında sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurarak 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/1-5. bendi gereğince kıdem tazminatı almaya hak kazanmıştır. Söz konusu belgeyi de işverene ibraz etmiştir. Mahkemece davacının işten ayrıldıktan sonra başka yerde işe girmiş olması nedeniyle davacının işten ayrılmasının asıl nedeninin emeklilik değil, başka yerde işe girmek olduğu kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce benimsenen görüşe göre yaş hariç emekli olmak için tüm şartlarını taşıyan işçilerin SGK.’ dan aldıkları yazıyı işverene ibraz etmeleri halinde kıdem tazminatını almaya hak kazanacaklardır. İşçinin bu nedenle işten ayrıldıktan sonra başka yerde işe girip girmemesinin sonuca hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.