Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10594 E. 2013/11981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10594
Karar No
2013/11981
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalı şirketin güvenlik işlerini yaptığı ... Evleri projesinde güvenlik amiri olarak görevlendirildiğini, ücretinin arttırılacağı ve yol parası verileceği söylenerek ikna edilmiş olmasına rağmen bu hususların yerine getirilmediğini, görevinin ağırlaştırıldığını bu nedenle esaslı görev değişikliğini kabul etmeyeceğini ve eski görev yerine dönmek istediğini söylemesi üzerine iş sözleşmesinin işveren tarafça 04,04.2012 tarihinde eylemli olarak feshedildiğini, fesih işleminin geçersiz olduğunu iddia ederek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Somut uyuşmazlıkta, dava dosyasında fesih ile ilgili tek belge ihbar süresi kullandırma konulu 15/02/2012 tarihli belgedir. Bu belgede davalı şirket ihbar önelli fesih yapılacağını bildirmiştir. Tarihsiz ibraname başlıklı matbu belgede ise (yandaki boşluğa kendi el yazınız ile feshettim yazınız) şeklinde işçi feshi izlenimi oluşturulmaya çalışılmıştır. Fesih bildirimiyle ilgili belgede davacının imzası yanında tarih bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde ve dosyadaki beyanlarında ısrarla feshin 04.04.2012 tarihinde ve sözlü yapıldığını davacının başka bir projede güvenlik amiri konumunda görevlendirildiğini, ancak kendisine vaat edilen ücret artışı, yol, yemek ücretlerinin ödenmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine eski projeye dönmek istediğini ifade etmiş bu nedenle de eylemli olarak iş akdinin 04.04.2012 tarihinde feshedildiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları da 05/12/2012 tarihli celsedeki beyanlarında davacının başka bir projede güvenlik amiri olarak görevlendirildiğini beyan etmişlerdir. Davacının ... sitesindeki görevi 31.03.2012 tarihinde sona ermiştir. Ancak davacının iddiaları ve yeminli tanık ... beyanı da dikkate alınarak davacının güvenlik amiri olarak görevlendirildiği ... Evleri projesinde işe başlayıp başlamadığı, çalışmasının olup olmadığı, işveren tarafından SGK'ya bildirim yapılıp yapılmadığı hususlarının da SGK işyeri kaydı ve sair kayıtlardan araştırılarak gerçek fesih tarihinin ne olduğu konusunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Mahkemece davacı bizzat isticvap edilerek bahse konu hususlarda ifadesi alınmalı ve ilgili yerlerden kayıtlar getirtilerek fesih tarihinin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10594, K. 2013/11981, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10594-e-2013-11981-k-ee57f5a36d54