Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/350 E. 2012/5473 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/350
Karar No
2012/5473
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 265 parsel sayılı 3718397,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmış, dava konusu 110 ada 279 parsel sayılı 55,82 m2 yüzölçümüdeki taşınmaz ise çeşme niteliği ile davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dışı, adına tespit edilen 110 ada 313 parsel sayılı taşınmaz ile 110 ada 279 parsel sayılı taşınmazın 250 m2 yüzölçümü ile adına tescil edilmesi istemiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında davacının dava konusu ettiği taşınmaz kesiminin 110 ada 265 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmakla tutanak aslı işbu dosya içine alınmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 110 ada 279 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 110 ada 265 parsel sayılı taşınmaz hakkında temyiz incelemeleri Dairemizce aynı gün yapılan Kadastro Mahkemesinin 2009/66 ve 2009/78 esas sayılı dava dosyalarında ayrı ayrı dava olduğu, taşınmaza ait kadastro tutanak aslının 2009/66 Esas sayılı işbu dava dosyasında bulunduğu, 2009/78 Esas sayılı dava dosyasında ise taşınmaza ait kadastro tutanak aslı olmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için uyuşmazlığın saptanan niteliği de dikkate alınarak aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyaları HUMK.’nun 45(6100 sayılı HMK'nın 166.maddesi) ve onu izleyen maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, mahkemece doğru olarak dava konusu kabul edilip tutanak aslı getirtilen 110 ada 265 parsel sayılı taşınmazla ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm oluşturulmaması ve meraların sınırlandırılması gerekirken tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz olup, davacı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi .

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/350, K. 2012/5473, T. 05.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2012-350-e-2012-5473-k-0ec45f13556b