Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2011/4495 E. 2012/4239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4495
- Karar No
- 2012/4239
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Yine, HUMK'nun 388/son ve 389. maddeleri hükmüne göre hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe, tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması zorunludur. Bu olgunun sonucu olarak itirazın iptali davalarında itiraz iptal edilen asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı ile varsa diğer kalem alacaklarının hüküm yerinde gösterilmesi, davacının yerinde görülen toplam alacağına yönelik itirazın iptaline karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince: davacı, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında enerji nakil hattına hasar verildiğini öne sürerek tahakkuk ettirilen hasar bedelinin tahsili amacıyla takip başlatmış, asıl alacak ve işlemiş faiz (avans oranında) olmak üzere toplam alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sadece asıl alacak hesabı yapılmış, mahkemece verilen bu rapor doğrultusunda sadece asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile olay tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir. Davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi ve davanın niteliğine uygun bir hüküm kurulması gerekirken, hüküm fıkrasının tahsil davası gibi kurulduğu anlaşılmaktadır. Davanın niteliğine uygun hüküm kurulmaması başlı başına bozma nedenidir. Davacının takip talebindeki istemi dikkate alındığında, işlemiş faizin avans oranında hesaplatılması, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiziyle devamına karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınıp, mahkemece davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek, davacı tarafın takip tarihi itibariyle istemekte haklı olduğu asıl alacak ve avans oranında işlemiş faiz miktarı belirlenip, sonucuna göre asıl alacak ve işlemiş faiz toplam miktarı üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans oranında faiz yürütülerek takibin devamına şekilde hüküm oluşturulması gerekirken, davanın niteliğinde yanılgıya düşülerek, infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulması, talep edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.