Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/963 E. 2010/7617 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/963
- Karar No
- 2010/7617
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 112 ada 3 parsel sayılı 3159,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağış yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak başka taşınmazlarla birlikte 112 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açmış, yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece 112 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava ayrılarak ve karar başlığında hazine davacı gösterilerek hazinenin davasının kabülüne, dava konusu 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı hazine adına tapuya tesciline, yargılama masraflarının hazine üzerinde bırakılmasına ve hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı olarak hazine karar başlığında gösterilip davasının kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm kendi içinde çelişkili ve infazda kuşku yaratacak niteliktedir. HUMK 388/2-son ve 389. maddeleri hükmüne göre kararın, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini kapsaması, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Bunun sonucu olarak tarafların tümünün adının karar başlığında gösterilmesi her biri yönünden hüküm oluşturulması gerektiği kuşkusuzdur. Somut olayda, dava konusu 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespitine ... dava açmış yargılama sırasında hazine davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda oluşturulan hükümde davacı ... karar başlığında gösterilmediği gibi talebi hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm de kurulmamıştır. O halde mahkemece yeniden yargılama yapılarak, mahkemece verilecek hükümde davacı ... karar başlığında taraf olarak gösterilmeli, tarafların talepleri yönünden tek tek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeli, mahkeme hükmü taraflara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun olarak tebliğ edilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 29.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.