Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/6993 E. 2010/7613 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6993
Karar No
2010/7613
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 10.06.2010 gün ve 2010/3574-3666 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava dernek genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, Dairemizce gerekçe eklenerek karar onanmıştır. Dava dilekçesinde davalı derneğin ertelenmiş 30.01.2008 tarihinde genel kurul toplantısına tüm üyelerin tüzüğe uygun olarak çağrılmadıkları, gündemde yer almayan konuda karar verildiği, yönetim ve denetim kurulu seçiminde gizli oy açık sayım ilkesine uyulmadığı, genel kurulun dernek merkezinde toplanmadığı ileri sürülüp, taplantıda alınan kararların bu nedenlerle mutlak butlanla sakatlandığı ve hükümsüz sayılıp iptalleri istenmiştir. Karar düzeltme nedeni olarak ileri sürülen sair yönler daire kararında gerekçesi gösterilmek suretiyle karşılanmıştır. Genel kurul toplantısı dernek tüzüğünde gösterilen İstanbul'da yapılmıştır. Ayrıca, yönetim ve denetim kurulu üyeleri seçiminde gizliliğe uyulmak amacıyla üyelere aday isimlerini yazmaları için mühürlü kağıt dağıtılmıştır. Dernek tüzüğünün 7/II ve III. bentlerinde öngörülen gizlilik üyelerin gizli bir yerde oy kullanması değil, kullandıkları oyun açık oy olmamasını ifade etmektedir. Genel kurulda izlenen oylama yöntemi tüzük hükümlerine uygun olduğundan düzeltilmesi istenilen karar bu yönlerden de dosya içeriğine, usul ve kanuna uygundur. Bu nedenlerle davacıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacıların diğer karar düzeltme istemlerine gelince; Dairemizin 10.06.2010 tarihli kararında da belirtildiği gibi genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak çağrı yapılmamış olması başlı başına alınan kararların yok hükmünde olduğu sonucunu doğurmaz. Bunun yanında alınan kararların yasa, tüzük ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun da kanıtlanması gerekmektedir. Bu gerekçenin anlamı çağrıdaki usulsüzlüğün yasa ve tüzüğe uygun olarak alınan kararların iptalini sağlayacak tek neden olmayacağıdır. Çağrıdaki usulsüzlük sonucunda bir kısım üyelerin ve hele hele toplantı ve karar nisabını etkileyecek sayıda üyenin toplantıya çağrılmamış olması halinde açılacak davada mahkemenin hükümsüzlük sonucunu doğuracak böyle bir usulsüzlüğü resen gözetmesi gerekmektedir. Somut olaya gelince eldeki davada mehkemece davalı derneğin genel kurul tarihi itibarıyla toplantıya katılma ve oy kullanma hakkına sahip üye sayısı kesin olarak belirlenmemiştir. Dosyaya sunulu Emniyet Müdürlüğü yazısına göre adresi olan ve olmayan üye sayısı toplamı 2265 kişidir. Bu rakam, davalı dernek başkanı tarafından bildirilen rakam olup, 1083 kişiye mektupla çağrı yapıldığına ilişkin 8.1.2008 tarihli gider makbuzu dışında başkaca üyelere çağrı yapıldığına ilişkin dosyaya belge sunulmamıştır. Genel kurul tutanağını ise 327 üye imzalamıştır. Davalı derneğin tüzüğün 7/1.maddesi gereğince genel kurul toplantı tarihinden 15 gün önce gündelik bir gazetede duyurunun yapılması ve ayrıca üyelere mektupla bildirimde bulunması gerekmektedir. Davalı dernek; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 38/B maddesinde ilan ve mektupla çağrı şartı bulunmadığını savunmakta ise de yasada öngörülen biçimde tüzük maddesi değişikliği yapılmadığından dernek tüzüğü üyelerin haklarının korunması bakımından halen yürürlükte olmakla tüzük hükümleri gereğince tüm ortaklara genel kurul toplantı davetinin mektupla yapılması zorunludur. Ancak davalı dernek bu zorunluluğa rağmen 1182 ortağa tüzüğe uygun davet mektubu göndermemiştir. Bu sayı genel kurul karar nisabını etkileyecek nitelikte olduğundan mahkemece resen nazara alınmalıdır. Davet mektubu gönderilmeyen üyelerin istifa ettiği veya ölüm vb. nedenlerle üyeliğinin düştüğünü kanıt yükü davalı derneğe düşmektedir. O halde derneğin gerçek üye sayısının dernek defter ve belgeleri incelenerek ayrıca İl Dernekler Müdürlüğü'nden bilgi, belge elde edilerek belirlenip bundan sonra da genel kurulda karar nisabına uyulup uyulmadığı değerlendirilmelidir. Öte yandan; TMK'nın 79.maddesinin 2.fıkrasına göre genel kurul taplantısında yalnızca gündemde yer alan maddeler görüşülür. Ancak toplantıda hazır bulunan üyelerin en az 1/10'u tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunludur. Dava konusu genel kurul gündeminde yönetim kurulunun ibrası yer almamaktadır. Genel kurul sırasında TMK'nın 79/2. fıkrasına uygun olarak azınlığın yazılı talebi de olmamasına rağmen denetim kurulunun ibrası hususu görüşülüp karara bağlanmıştır. Alınan bu ibra kararının da yasaya aykırılığı tartışmasızdır. Ne var ki bu hususlar Dairemizin 10.06.2010 tarihli onama kararında zuhûle dayalı olarak değerlendirilmemiş olduğundan davacılar vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazları yerinde olup, mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ...'in sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 10.06.2010 tarih 2010/3574-3666 sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının BOZULMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6993, K. 2010/7613, T. 29.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2010-6993-e-2010-7613-k-eb71e6d341d3