Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4877 E. 2025/12995 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4877
- Karar No
- 2025/12995
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1919 E., 2024/103 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2015/136 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 56.240,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, suçta kullanılan ... plakalı aracın müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf Anılan kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.03.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereği istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair yeterli delil olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanığa ait aracın iade edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi gereğince yapmış olduğu itiraz üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli esastan redde ilişkin kararı kaldırılarak, 11.03.2024 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararın özü itibarıyla kesin nitelikte olmadığı, sehven kesin nitelikte olduğunun belirtilmesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, 11.03.2024 tarihli kararın hukukî değerden yoksun olduğu görülerek, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/1919 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararına yönelik olarak yapılan incelemede,
1.Suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş değerde olduğu görülmekle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'da eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde ise eşyanın değerinin fahiş olması halinde cezada artırım öngörüldüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi gereği sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 /18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı maddenin 5, 10, 23. fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, duruşma tarihine kadar ödeme yapması gerektiği ihtar edilen sanığın yanıltılması,
3.Ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 29.568,00 TL, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 36.405,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, KEMT varakası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilerek, etkin pişmanlık ihtaratı yapılması ve sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrası ile 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1-b maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.