Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3071 E. 2026/1411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3071
- Karar No
- 2026/1411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3609 E., 2025/427 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.09.2024 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin
04.02.2025 tarihli kararıyla, sanığın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesi uyarınca neticeten hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın hissedarı olduğu şirket adına kayıtlı iş yerinde kendi imalatını yaptığı çantalar ile piyasadan satın aldığı çanta ve aksesuar satışı yaptığına, ele geçen 6 adet çanta üzerinde katılan adına tescil edilmiş marka, logo ya da etiketin bulunmadığına, sadece açıp kapatma işlevini gören klips nedeni ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında mekanizmalarının durumunu bilmediğini, soruşturma aşamasında öğrenmiş olduğunu beyan ettiğine, buna göre suç kastı ile hareket etmediğinin açık olduğuna, 200' den fazla ürün içerisinde sadece 6 adet üründe bu durumun mevcut olması da suç kastının olmadığını gösterdiğine, ürün adeti de dikkate alındığında katılan adına tescilli markalı ürünleri satıp haksız kazanç elde etme amacı taşımadığının da ortada olduğuna, açma kapama klipslerinin durumunu bilmemesi ve bilecek durumunda da olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğine, savunma haklarının kısıtlandığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, yine taraflarına tebliğ edilmeyen rapor esas alıp hüküm kurulduğuna, ilk bozma ilâmındaki muhalefet şerhinin hukuka uygun olduğuna, direnme kararı verilmesi gerekir iken gerekçesiz olarak verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine, iş yoğunluğu ve ele geçen ürün adedi dikkate alındığında, küçük aksesuarda yer alan ibarenin taklit olduğunu sanığın bilmesinin mümkün olmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.