Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1141 E. 2025/16800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1141
- Karar No
- 2025/16800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/2119 E., 2023/501 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/956 Esas, 2014/619 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/7729 Esas, 2020/13739 Karar sayılı kararı ile anılan hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonucunda Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2020/2119 Esas, 2023/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaleti ile 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca, 06.02.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve 2025/20331 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve 2025/20331 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği "8 yıllık olağan" ve "12 yıllık olağanüstü zamanaşımı" süresinin öngörüldüğü nazara alındığında; sanığın ilk kez mahkumiyetine ilişkin Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2014 tarihli kararı ile zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten karar tarihi olan 21/03/2023'e kadar zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve bu tarihe kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliği itibarıyla sanığa atılı eylemin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (d) bendine göre suç için olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, aynı Kanun'un 67. maddesine göre olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 22... ay olduğu; olağan dava zamanaşımı süresinin zamanaşımını kesen son işlem olan 21.05.2014 tarihinden hüküm tarihine karar henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.