Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/924 E. 2024/12154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/924
- Karar No
- 2024/12154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2022/2087 E., 2023/1334 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.03.2021 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2022/2087 Esas, 2023/1334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına infazın kazanılmış hak gereği 2 yıl 11 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın köylü olduğuna, hasat zamanı fazla kalan üzümleri üzüm suyu olarak ayırdığı halde zamanla fermente olarak şaraplaştığına, söz konusu üzümlerin hiçbir tesiste kullanılmadığına, madde incelendiğinde cezalandırılan hususun fabrika tesis veya imalathane kurmak olduğuna, sanığın böyle bir imalathanesinin bulunmadığına, ürünlerin satışa hazır halde ele geçmediğine, satış amacı olsaydı uygun koşullarda muhafazasının sağlanacağına, dosyada ticari amacı ortaya koyar delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; kaçak içki üretimi yapılarak pet şişelerde satışının yapıldığı yönünde alınan bilgi üzerine adli arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada bidonlar içinde 2900 litre alkollü içki ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ile katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.12.2024