Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6320 E. 2024/11462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6320
- Karar No
- 2024/11462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2023/1750 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkındaki cezanın ertelenmemesi ve cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz isteminin süre tutum dilekçesinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Olay tarihinde Irak'tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük Sahasına gelen sanık ...’in yolcu bulunduğu, temyiz dışı sanık ..... idaresindeki .... plakalı araç üzerinde x- ray taramasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan aramada aracın vites kutusu boşluğunda ve ön koltuk altı döşemelerinde gizlenmiş vaziyette toplam 200 adet kaçak cep telefonu ve bataryaları ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmiş, bozma sonrasında gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini maddi durumu nedeniyle ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına ve Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerinin "normal" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla yurda soktuğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. Mahkemenin suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin 15.07.2016 tarihli hükmünün Dairemizin 01.12.2020 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, mahkemenin 29.11.2023 tarihli hükümde "Yargıtay'ın 01/12/2020 tarihli bozma ilamında aracın sahibine iadesine yönelik hüküm fıkrasının onanması suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından aracın iadesi hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmesine rağmen, bir önceki cümlede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesindeki müsadere koşullarının tartışılarak aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 10. fıkrasından " suçta kullanılan aracın ele geçirilen kaçak eşyalara kıyasen değerinin fazla olduğu, aracın tamamının veya ağırlıklı bölümünün suça konu kaçak eşya ile yüklenmiş olmadığı dikkate alınarak 5607 sayılı kanunun 13. maddesinde düzenlenen müsadereye ilişkin şartların suçta kullanılan araç için gerçekleşmemiş olması sebebiyle aracın MÜSADERESİNE YER OLMADIĞINA " ibaresinin çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.