Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5673 E. 2026/1687 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5673
Karar No
2026/1687
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2024/530 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Etkin pişmanlıkta bulunarak gümrüklenmiş değerin iki katını, dosyaya ibraz edilen 09.12.2021 tarihli makbuz ile ödediği anlaşılan sanık hakkında, "kurum zararının karşılanmadığı" şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmaması, sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak; 1.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/3. maddesinde, etkin pişmanlık hükümlerinin sanığın kaçakçılık suçundan mükerrir olması halinde uygulanamayacağının düzenlendiği, adli sicil kaydına göre başka suçtan mükerrir olan sanık hakkında, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını kovuşturma aşamasında ödediği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği halde, gerekçe gösterilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 2.Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmadığının anlaşılmasına karşın, hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

4.İddianamede müsaderesi talep edilen kaçak akaryakıt ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracı hakkında hüküm tesis edilmemesi,

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi adına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktû vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5673, K. 2026/1687, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-5673-e-2026-1687-k-e3d1329d57d8