Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5603 E. 2024/8363 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5603
- Karar No
- 2024/8363
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2995 E., 2024/1733 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; güvenlik güçlerine gelen ihbar üzerine, sanığın işletmecisi olduğu .... Petrol ünvanlı iş yerine denetim amacıyla gidildiğinde, akaryakıt istasyonunda bulunan bir aracın pompaya yaklaşması esnasında olaya müdahale edilmesi neticesinde 3 numaralı pompanın bağlı olduğu yeraltı tankında 302 litre markersız akaryakıt ele geçirilmiş olup sanığın 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Yakalanan ulusal marker seviyesiz geçersiz kaçak akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve 26.05.2011 tarihli ulusal marker tespit tutanağı dosya arasına alınmış, söz konusu ulusal marker tespit tutanağında ve TÜBİTAK-MAM raporunda ele geçen akaryakıtın cinsinin motorin olduğu, kontrol sonucunda ise ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı bildirilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu yakıtın ele geçtiği yeraltı tankının kullanımda olmadığını, 300 litre civarındaki yakıtı tankın dibinin pas tutmaması amacıyla bıraktığını ve kendi aracında kullandığını, aradan uzun zaman geçtiği için mazotun bozulmuş olabileceğini, olay anında bahse konu aracın yolda kalmaması için parasız olarak 3 litre civarında mazotu verirken görevlilerin geldiğini beyan etmiştir. 20.03.2012 havale tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Tutanak tanıklarının Mahkeme huzurunda beyanlarının alındığı görülmüştür. Kars İl Jandarma Komutanlığının 30.05.2011 tarihli yazısında, akaryakıt istasyonunun fatura kayıtlarında yapılan incelemede ... A.Ş.'den en son 10.12.2010 tarihinde akaryakıt alımı yapıldığı, firmanın yakalandığı tarih olan 26.05.2011 tarihine kadar OPET... A.Ş.'den başka akaryakıt alımının olmadığı, 15.03.2011 tarihinde ...Ltd. Şti'den akaryakıt alımı yaptığı ve bu dönem içerisinde akaryakıt satışının olduğunun fatura kayıtlarında görüldüğü bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık lehine olan kanunî değişikliklerin değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu üzerine, Dairemizce, suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kağızman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.