Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4410 E. 2024/9572 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4410
Karar No
2024/9572
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/398 E., 2020/958 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olduğu halde hafif kabul edilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılmasına, sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı hakkında uyarlama yargılaması yapılması ve sonucuna göre yargılama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde sanığa ait "Tütüncü" isimli işyerinde yapılan kontrolde işyeri raflarında gözle görünür vaziyette gümrük kaçağı 246 adet gümrük kaçağı ve faturasız pipo tütünü ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/5,3/10. maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında; suça konu nargile tütünlerini kendi kullanımı için aldığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanığın adlî sicil kaydı gereğince tekerrüre esas 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/79 Esas, 2011/392 Karar sayılı ilamı ile 1 yıl erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15.11.2011 tarihinde kesinleştiği ve 15.11.2012 tarihinde yerine getirildiği anlaşılmıştır. Sanığın kanun iadesi sonrası yapılan yargılama aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katı olan 5.900,00 TL tutarını yatırdığına ilişkin 22.10.2020 tarihli makbuzu sunduğu görülmüştür. Sanığın, suç tarihinde işlettiği işyerinin raflarında satışa hazır vaziyette suça konu gümrük kaçağı pipo tütününün ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında temel ceza belirlenmesinde alt sınırdan ceza tayinine karar verildiğinin belirtildiği halde, adlî para cezası yönünden teşdit uygulanmak suretiyle hüküm fıkrasında çelişki oluşturulması, 2.Dava konusu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değeri suç tarihinde pek hafif olduğu halde sanık hakkında üçte birine kadar indirim yapılması yerine, yarı oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 3.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 4.Sanığın tekerrüre esas mahiyetteki adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile tekerrür hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi bakımından, bahse konu ilamla ilgili 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümler yönünden öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırıldıktan sonra, neticesine göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4410, K. 2024/9572, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4410-e-2024-9572-k-e14f5c91b8e0