Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3859 E. 2025/4437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3859
- Karar No
- 2025/4437
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/104 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1 maddesinde düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin onbeş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Kanun'da ve 5271 sayılı Kanun'da farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.10.2015 tarih, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi'nin 09.06.2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/4987) ve 22/09/2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle, sanık ...'ın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Mahkemenin 29.05.2015 tarihli ve 2013/268 Esas, 2015/714 Karar sayılı kararının, temyiz incelemesi dışı sanık ...'ın temyiz istemi ve katılan ... İdaresi vekilinin 11.09.2015 havale tarihli münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin sınırlı temyiz dilekçesinden sonra; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2020 tarih ve 7-2016/171905 sayılı kararı ile dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de, temyiz isteminde bulunmayan sanık ... yönüyle 29.05.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, yine Mahkemenin 05.01.2021 tarihli ve 2020/595 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararının, katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran nakil aracının iadesine yönelik sınırlı temyiz isteği üzerine, Dairemizin 15.11.2022 tarihli ve 2022/5884 Esas 2022/16378 Karar sayılı ilamı ile nakil aracı yönünden bozulmasına karar verildiği gözetilerek, sanık ... hakkındaki 05.01.2021 ve 24.01.2024 tarihlerinde yeniden tesis edilen hükümlerin hukuken yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yönelik ile sınırlı temyiz incelemesi yapılmıştır. Suçta kullanılan ... plaka sayılı nakil aracının müsaderesi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanık ...'ın aşamalardaki nakil aracını olaydan önce satın aldığına ilişkin savunması, malen sorumlunun aşamalardaki beyanında nakil aracını haricen sattığını beyan edip sanığın savunmasını doğrulaması ve dosya kapsamına göre; suçta kullanılan nakil aracının ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı dikkate alınarak, naklinin aracın kullanılmasını gerekli kıldığı, aracın ve kaçak eşyaların değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyet kuralına aykırı olmaması nedenleri ile nakilde kullanılan aracın müsaderesine ilişkin hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle; sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ile müdafin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.