Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/357 E. 2024/6028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/357
- Karar No
- 2024/6028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/428 E., 2023/167 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığa ait iş yerinde, suç tarihi 19.09.2014 olan asıl dava dosyasında, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/1326 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, 2.450 adet bandrolsüz ve korsan basım film DVD'si; suç tarihi 25.12.2014 olan birleşen dava dosyasında İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/3871 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 1.550 adet bandrolsüz ve korsan basım film CD'si; suç tarihi 27.03.2015 olan birleşen dava dosyasında ise, İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/1620 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 2.200 adet bandrolsüz ve korsan basım film DVD'si ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin dördüncü ve onüçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır. Ele geçirilen CD ve DVD'ler hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarının dosya arasında mevcut olduğu görülmüştür. Sanık asıl dava dosyasında bozma öncesi savunmasında, iş yerine emanet olarak baktığını beyan etmesine karşın birleşen dava dosyalarındaki ve bozma sonrası alınan savunmalarında ele geçen ürünlerin kendisine ait olduğunu, maddî zorluklar nedeniyle CD satışı yaptığını kabul etmiştir. Dairemizin bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Mahkemece birleştirilmesine karar verilen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında değerlendirilen İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2015/295 Esas, 2016/106 Karar sayılı dava dosyasındaki suç tarihinin 27.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 19.06.2015 olduğu, ancak asıl dava dosyasının iddianame düzenleme tarihi olan 12.01.2015 tarihinde hukukî kesintinin gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek sanık hakkında suç tarihi 27.03.2015 olan dava dosyasından ayrıca bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek birleşen tüm dosyalar zincirleme suç kapsamında değerlendirilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında tek bir hüküm tesis edilmiş olması, 2.Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması esnasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrası şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, sanık hakkında hükmolunan cezanın, bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile 8.100,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, sanığın yazılı şekilde 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.