Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3296 E. 2024/7544 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3296
- Karar No
- 2024/7544
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/558 E., 2021/283 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/370 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2020 tarihli ve 2016/254813 sayılı yazısı ile 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle mahkemesine iade edildiği ve Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/558 Esas, 2021/283 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/2327 Esas, 2022/891 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının, "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme karşısında; hükmün katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından kurulan 02.03.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/558 Esas, 2021/283 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede; Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın cezasında, eşya değerinin pek hafif kabul edilerek 2/3 oranında indirim yapılmasına, hapis cezasının ertelenmesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın sigaraları içmek için alıp ticaretini yapmaması karşısında beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ...'in kullanmış olduğu .... plakalı araçta yüklü miktarda gümrük kaçağı sigara olduğu bilgilerinin alınması üzerine yapılan çalışmalar esnasında aynı gün saat 22.45 sıralarında bahse konu araçta sanık ...'in bulunduğu tespit edilerek sanığa araçta suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, sanığın aracın ön sağ koltuğunu kaldırarak koltuk altında bulunan çeşitli markalarda ve miktarlarda gümrük kaçağı olduğu değerlendirilen sigaraları kolluk görevlilerine göstererek bu sigaraları sattığını beyan etmesi üzerine, aynı gün saat 22.55 sıralarında sanığın yakalanarak nöbetçi Cumhuriyet savcısına olayın telefonla detaylı bir şekilde aktarıldığı, Cumhuriyet savcısının "araç içinde detaylı bir şekilde arama yapılabilmesi amacıyla kolluk amirinin uygun görmesi durumunda alınacak arama kararına istinaden araç içerisinde arama yapılması, ele geçirilebilecek suç unsurlarına el konulması, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan işlem yapılması..." şeklinde talimatlarının alındığı, bunun üzerine kolluk amirinin "sanığın kullandığı araçta, sanığın üstünde, eşyalarında bir defaya mahsus gerekli aramanın yapılması" şeklinde emri üzerine sanığın aracında yapılan aramada aracın ön sağ koltuğu altında ve arkasında, şoför koltuğu arkasında, koltuklar ve bagaj arasında kalan bölmelerden toplam 607 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık tüm aşamalarda suçlamayı inkar etmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası, hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler içermektedir. Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; İhbar üzerine sanığın aracında yapılan aramada; Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, Cumhuriyet savcısına ulaşıldığı halde kolluk amiri tarafından verilen arama emrinin ise hukuka aykırı olduğu cihetle; usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun ve Ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.