Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9978 E. 2023/11513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9978
- Karar No
- 2023/11513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/460 E., 2023/154 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2014/664 Esas, 2015/1352 Karar sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 55 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 16.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/12267 Esas, 2022/5994 Karar sayılı ilâmıyla, "...1-Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, anılan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, CMK'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, 2-Anayasanın 141, CMK’nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla CMK'na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d'de yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, Mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “Basit Yargılama Usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti, 2-Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre atılı suçtan dolayı kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenebilir maddi bir zarar bulunmayan, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle, CMK’nun 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlükte olmaması nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasına engel adli sicil kaydı olmayan ve hükmün açıklanmasınının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2022/460 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 55 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 16.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, hakkında kurulan hükmün kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, Altındağ ilçesinde bulunan Telefoncular Çarşısında kaçak cep telefonu satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, anılan çarşıda bulunan sanık ...'na ait 46 numaralı tezgahta 18 adet klonlu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bıraklması kararı verilmesi nedeniyle temyize gelmeyen olayın diğer sanığı Fatih Karaman'a ait olduğu belirlenen 46/A numaralı tezgahta ise 66 adet cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu ürünlerin ele geçtiği tezgahı olayın diğer sanığı Fatih Karaman'a kiraya verdiğini , olay günü de Fatih'in yanına ziyaret amaçlı gittiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3.Ele geçirilen telefonlara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporu dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE 1.Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/12267 Esas, 2022/5994 Karar sayılı ilâmı ile hükmün "Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması ve yerinde olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına ve bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilâmının gereği yerine getirilmeden, bozma ilâmını da etkisiz kılacak şekilde sanık hakkında gerekçesiz olarak ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonlandırılması, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2022/460 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.