Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7783 E. 2024/10256 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7783
- Karar No
- 2024/10256
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/57 E., 2015/148 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; hükmedilen cezanın fazla olduğuna, hapis cezasının paraya çevrilmesi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; suç olduğunu bilmediğine, ticari amacının bulunmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, ödeme yapması halinde cezanın indirilmesi olanağının tanınmadığına, erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, hapis cezasının para cezasına çevrilmediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3. Sanık ...’ün temyiz nedenleri; atılı suçla ilgisinin bulunmadığına, olay yerinde bulunmadığına, üst sınırdan hüküm kurulmasına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, ödeme yapması halinde cezanın indirilmesi olanağının tanınmadığına, erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, hapis cezasının para cezasına çevrilmediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sahil yolunda bir araçtan diğer araca kaçak akaryakıt aktarıldığının ihbarı üzerine, önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince bahse konu bölgede araçların seyir haline geçtikleri görülerek durdurulmaları sonucu, sanık ...'ın bulunduğu aracın bagajında bidon, varil, akaryakıt aktarım borusu ve buna bağlı pompa düzeneği ile 250 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık ...'ün sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünün yakıt deposunda ise 435 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Yolcu otobüsünün sanık ...'ın babasına ait olup, kendisi tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan Katü-PAL raporuna göre; numunenin motorin cinsi olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır. Tüm sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, arkadaşı olan sanık ...'ın yolcu otobüsüne kaçak akaryakıt aktardığını ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, babasına ait olan yolcu otobüsünü diğer sanık ... ile birlikte kullandıklarını, arkadaşı sanık ...'ın ucuz akaryakıt olduğunu söyleyerek kendisine sattığını ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, diğer sanıkların aralarında anlaşarak yolcu otobüsüne kaçak akaryakıt aktarımı yaptıklarını, kendisinin yalnızca otobüste sürücü olduğunu, ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir. Sanık ...'ın adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas kaydının bulunduğu anlaşılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması bozma nedeni yapılmamıştır. Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, ihbara konu bölgede sanıkların kaçak akaryakıt ikmali yaptıktan hemen sonra yakalanmaları, alınan savunmalarında tevil yollu ikrarları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında mahkûmiyetlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2. Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretinin “sanıklardan eşit olarak” tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıktan alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.