Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7213 E. 2024/12135 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7213
Karar No
2024/12135
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/11 E., 2015/42 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-b maddesinin son cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2023 tarihli ve 94660652-105-34-5288-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/25981 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/25981 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın 563 gün bakaya kalması sebebi ile 1632 sayılı Kanun'un 63/1-b maddesi (bir yıldan sonra gelenler 4 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır) uyarınca temel ceza alt sınırdan belirlenmek suretiyle 3 ay 15 gün hapis cezasıyla cezlandırılmasına karar verilmiş ise de; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde yer alan "(Değişik: 31/3/2011-6217/4 md.) Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,(2) d) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, sanığın başkaca suçtan hükümlü bulunduğu Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 24/02/2010 tarihinde tahliye edilmesinden sonra 31/08/2010 tarihinde birliğine sevkinin yapılmasına rağmen birliğine katılım sağlamayarak bakaya kaldığı, akabinde 23/10/2010 tarihinde başka suçtan hükümlü olarak Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumun nakledilerek Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 10/11/2011 tarihinde tahliye edildiği ve 28/02/2012 tarihinde eğitim birliğine sevkinin yapıldığı, bu durumda sanığın, bakaya kaldığı 546 gün sürenin 412 gününü ceza infaz kurumunda hükümlü olarak geçirdiği, netice olarak bakaya kalınan sürenin 134 gün olduğu nazara alındığında, 1632 sayılı Kanun'un 63/1-b maddesi uyarınca birliğine dört ay içerisinde katılım sağlayanlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezasına hükmedilebileceği cihetle, sanık hakkında bakaya kalınan 546 gün üzerinden hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığa yüklenen suçun oluşması için (mülga) 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89. maddesi gereğince verilen idarî para cezasının kesinleşmesinin ön şart olarak öngörüldüğü; kanun yararına bozmaya konu olayda ise sanık hakkındaki Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.06.2011 tarihli ve 2010/774 Esas ve 2011/534 Karar sayılı idari yaptırım kararının 22.09.2011 tarihinde kesinleştiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede bakaya olan sanığın 10.11.2011 tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye olduğu, Askeralma Yönetmeliğinin 49/3-b maddesinde yer alan; "...bakaya iken cezaevine girenlerin askerlikleri tahliye tarihine kadar ertelenir, bunlar tahliyelerini takip eden ilk sınıflandırma döneminin ilk celp ve sevk döneminde sevk edilirler..." şeklindeki düzenleme ve sanığın 28.02.2012 tarihinde kendiliğinden başvurarak Birliğine sevkini sağlattığı hususları dikkate alınarak sanığın bakaya kaldığı sürenin hesaplanması gerektiği cihetle; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7213, K. 2024/12135, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-7213-e-2024-12135-k-e139428e8e16