Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6846 E. 2023/10806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6846
Karar No
2023/10806
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1477 E., 2022/2119 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/171 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kamu zararı giderilmediği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça konu akaryakıtın ve suçta kullanılan tankerin müsaderesine karar verilmiştir. Temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında da 1 'er yıl 8'er ... hapis ve 80,00'er TL adlî para ceza cezasına hükmedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın 07.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine sanığın 10.06.2019 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi üzerine dosyanın yeninden ele alındığı ve mahkemenin 22.09.2020 tarihli ve 2020/347 Esas, 2020/353 Karar sayılı kararıyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sonuç itibarıyla 1 yıl 8 ... hapis ve 80.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Anılan karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/1713 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 7242 sayılı Kanun ile getirilen lehe düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve UYAP sisteminde zincirleme suça esas dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci ve devamı maddeleri gereğince bozulmasına ve dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/206 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasına, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5.Anılan karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2021/1477 Esas, 2022/2119 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesi Aşaması 1.Olay tarihinde kolluk görevlilerince edinilen istihbari bilgilerde ... İnşaat, ... inşaat iş ortaklığında faaliyet gösteren şantiyede, kamyon ve iş makinalarında kullanılmak üzere İzmir ilinden kaçak akaryakıt getirileceği bilgileri edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince şantiyenin bulunduğu yerde tertibat alındığı, saat 22:00 sıralarında şantiyeye bir yakıt tankerinin girdiğinin tespit edilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen arama kararına istinaden şantiye içerisinde yapılan aramalarda; şantiyedeki iş makineleri ve kamyonlara sahada yakıt veren 06 BC ... plakalı yakıt tankerinin içerisinde bulunan 4 bölmeden ayrı ayrı alınan numunelerin yapılan ulusal marker ölçüm cihazında tüm bölmelerin "geçersiz" sonuç verdiğinin tespit edildiği, 06 BC ... plakalı yakıt tankerinden 17.460 kg akaryakıt el geçirildiği, numuneler üzerinde Ege Üniversitesi Ege-Pal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 26.03.2014 tarihli raporda "alınan numunelerin teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu, numunelerin motorin olmadığı, tağşişe yarayan mineral yağ ve bitkisel yağdan oluştuğu, ulusal marker seviyesi geçersiz bulunmakla birlikte; akaryakıt olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. 2.Sanık ... aşamalarda değişmeyen savunmalarında, 2012 yılı Kasım ayında kendi DSİ'den emekli olduğunu, o tarihten sonra ..., ..., ... iş ortaklığı firmasında şantiye sorumlusu olarak çalıştığını, görevinin idari işlerle ilgili olduğunu, yakıt alım satımı ile kendisinin hiçbir ilgisinin olmadığını, diğer sanık ...'ın şantiye şefi, ...'in ise şoför olarak çalıştığını, şantiyede 85 kamyon ve tır, 20 kadar iş makinesi, 10 kadar da ... arabanın her gün çalıştığını, gerekli olan yakıt ihtiyacının şirket merkezi olan Ankara'dan alındığını, daha doğrusu her gün ihtiyaçları olan 62 ton motorinin mazot tankerleri ile şantiyeye geldiğini, bu motorinlerin İzmir'de Ferpet isimli firmadan faturalı olarak alındığını, ayrıca bu araçların depolarına sadece 5 - 6 litre konulmak üzere katkı maddesi olarak bildiği, motorin performansını yükseltmek amacıyla kullanılan içeriğini bilmediği maddenin de yaklaşık iki üç aylık süreler ile şantiyeye geldiğini, bu katkı maddesinin deposunun ayrı olduğunu, bu katkı maddesinin bir tanker ile araç depolarına belirttiği gibi sadece 5 - 6 litre olmak üzere konulduğunu, bu katkı maddesinin de faturalı olarak alındığını, bildiğine göre motorun performansını artırmak amacıyla kullanıldığını, olay tarihinde de görevliler geldiğinde şantiyede bir görevliyi çağırdıklarını, şantiye şefi ... olmadığı için kendisine haber verildiğini, her ne kadar şantiye sorumlusu olarak belirtilmiş ise de bu şekilde resmi bir sorumluluğunun olmadığını, sadece idari işler ile ilgilendiğini, yaklaşık 350 tonluk depolama alanlarının olduğunu, bunlar az evvel belirttiği şekildeki sabit depolarda ve yakıt tanklarında muhafaza edildiğini, günlük kullanımlarının çalışmaya bağlı olmakla birlikte yaklaşık 55 - 60 ton arası olduğunu, hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini beraatine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. 3.Sanık hakkında 28.10.2013 tarihli benzer bir eylem nedeniyle kamu davası açıldığı, ancak bu eylem nedeniyle 06.12.2013 tarihinde iddianame düzenlendiği, temyize konu suç tarihinin ise hukuki kesintiden sonra 25.02.2014 olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya içerisinde bulunduğu, eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarna göre "normal " değerde olduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesi Aşaması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan duruşmalı yargılamada; "Sanığın aşamalarda alınan savunmasında, şantiyedeki görevinin personel alımı, mutfak malzemesi alımı, arıza yapan araçların tamir ve bakımı gibi idari işlerle ilgilenmek olduğunu, iş sahasında kullanılan akaryakıt ve malzemenin tedarikinde bir yetkisinin olmadığını, bu işleri takip eden sahada şantiye şefi olduğunu ve bu kişinin ... olduğunu, akaryakıt veya katkı maddesi satın alındığında ya da şantiyeye geldiğinde onun kontrolünü ...'in yaptığını, evrakların da ...'a teslim edildiğini, olay günü ...'ın şantiyede olmadığını, polisler gelince kendisini çağırdıkları için tutanakta adının geçtiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, Dairemizce yapılan yargılama sırasında yapılan kolluk araştırmasına göre de sanığın suç tarihinde şantiyede akaryakıt tedariki konusunda bir görevinin olmadığı, şantiye şefi olarak ...'ın görev yaptığı belirtilerek ilgili belge suretlerinin ibraz edildiği, şantiye şefi ...'ın davaya konu olay nedeniyle yargılanarak hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, olay tarihi itibariyle şantiye şefi olarak fiilen görev yapan ...'ın görevlerini fiilen sanık ...'ya devrettiğine ya da sanık ...'nın akaryakıt yerine kullanılan karışımın hazırlanmasında şantiye şefi ... ile birlikte fiilen şantiyede yönetim yetkisine sahip olduğuna ve birlikte hareket ettiğine; bu itibarla üzerine atılı suçu işlediğine yönelik cezalandırılmasını gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerin olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan" şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Olay ve Olgular bölümünde bahsedilen deliller, ihbar içeriği, sanığın yakalanma şekli, ele geçen kaçak eşya miktarı ile eşyanın ele geçiriliş şekli, sanığın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar istinaf aşamasında kolluk aracılığıyla yapılan araştırmada ... İnşaat şirketi vekili Av. ... beyanına istinaden hazırlanan 14.04.2022 tarihli "Beyan" başlıklı tutanakta sanığın suç tarihinde şantiyede vasıfsız işçi olarak çalıştığı, akaryakıt tedariki hususunda herhangi bir görevinin olmadığı, şantiye şefinin ... olduğu şeklindeki tutanak tanzim edildiği görülmüş ise de, "Olay Yakalama El Koyma Tutanağı" na göre arama işlemine saat 00:20 sıralarında başlandığı, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın arama başladığı andan itibaren şantiye sorumlusu olduklarından bahisle olay yerinde bulundukları, sanığın aşamalardaki savunmalarında şantiye sorumlusu olarak çalıştığını ancak görevinin idari işlerle ilgili olduğunu, yakıt alım satımı ile kendisinin hiçbir ilgisinin olmadığına dair beyanda bulunmuş ise de savunmalarında şantiyeye gelen akaryakıtın ve katkı maddesinin ne şekilde hangi firmadan temin edildiği, araç depolarına ne sıklıkla ve hangi miktarda konulduğuna dair ayrıntılı bilgiler vermesi karşısında beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü gerektiği, olayın üzerinden yaklaşık 8 yıl geçmesinden sonra şirket vekilinin beyanına istinaden hazırlanan tutanağa itibar edilemeyeceği, kaldı ki sanığın şirkette yasal olarak şantiye sorumluluğuna dair görevi olmasa da Ceza Hukukunun maddi gerçeği araştırdığı, buna göre de sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilip mahkumiyetine karar verilmesi yerine İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılıp beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2021/1477 Esas, 2022/2119 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12. 2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6846, K. 2023/10806, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-6846-e-2023-10806-k-5ab0f598fa55